T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3792
Karar No : 2025/2156
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Sigorta A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel ve ...ada, ...parsel sayılı taşınmazlarda ... Sigorta A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Turizm Konaklama Tesisi (...Bodrum Hotel)" projesine ilişkin olarak Muğla Valiliği tarafından verilen ...tarihli ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemenin E:...sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu proje alanı içerisinde yapılması planlanan konaklama tesislerinin bir kısmının sahil şeridinin ilk ve ikinci 50 metrelik alanı içerisinde kalmakta olduğu, davaya konu taşınmazların bulunduğu alana yönelik 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarında sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmının park alanı olarak tanımlandığı halde bir kısım yapıların (villaların) sahil şeridinin bu kısmında konumlandığı, sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmında konaklama hariç günübirlik kullanımlara yer verilebilecek iken bu kısımda da konaklama birimlerine yer verildiği, proje alanında sahilde mevcutta yer alan iskelelerin rekreatif amaçlı iskele tanımına ve koşullarına uygunluk göstermediği, bu haliyle yapılaşmanın ilgili mevzuat hükümlerine ve plan kararlarına aykırı olarak düzenlendiği, dava konusu proje alanı için hazırlanan vaziyet planının imar planlarında belirtilen sahil şeridi koşullarına göre düzenlenmediği, dava konusu alanın yapılan müdahalelere rağmen halen ekolojik bütünlüğünü koruduğu, projenin gerçekleştirileceği alanın kıyısından itibaren (yaklaşık olarak 5-8 metre) sağlıklı bir şekilde dağılım gösteren ve nesli tehlike altında olup bölgede yapılacak her türlü oluşumdan etkilenebilecek nitelikte ve aynı zamanda ülkemizin de taraf olduğu uluslararası anlaşmalar kapsamında dünyada tehlike altındaki hayvan ve bitkilere ait kırmızı listede yer alan deniz çiçekli bitkilerinin (posidonia oceanica ve zostera marina), proje tanıtım dosyasında düşük riskli türler kategorisinde bulunduğunun, neslinin tehlike altında olmadığının, sahilden yaklaşık 2 km'lik mesafede insan yaşamı olmayan boş ada civarında bolca bulunduğunun belirtildiği, bu tespitlerin yerinde olmadığı, faaliyetin gerçekleştirilmesinin planlandığı ... ada, ... parsel sayılı orman arazisi vasfındaki taşınmaza yönelik olarak ilgili idarece herhangi bir tahsisin yapılmadığı, proje tanıtım dosyasında kapasite arttırımı sonucu oluşan inşai faaliyetlerle ilgili yeterli bilgilere yer verilmediği, depremsellikle ilgili olarak yapılara yönelik (mevcut ve tadilat yapılacak olan) herhangi bir analize de yer verilmediği, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına esas proje tanıtım dosyasının eksiklikler içerdiği, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1-Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
2-Davalı İdare Yanında Müdahil tarafından, proje alanının 2.derece doğal SİT alanında yer aldığı, bu alanlarda kullanımın mümkün olduğu, alanın Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından ilan edilmiş herhangi bir koruma alanı içinde yer almadığı, dava konusu işlemin ilişkin olduğu proje kapsamında halihazırda kullanılmakta olan tesiste revizyon yapıldığı yeni bir inşai faaliyetin söz konusu olmadığı, tesis alanı dışında ya da SİT alanında revizyon yapılmasının söz konusu olmadığı dolayısıyla ekosistem üzerinde ilave bir yük oluşmasının söz konusu olmadığı, proje alanının ... ada, ... parselde kalan kısmında yeni bir tesis alanı planlanmadığı, proje kapsamında yeni alan kullanımının söz konusu olmadığı mevcut tesis alanında revizyon sonucunda oda sayısının 315 odaya çıkarılarak kapasite artışı yapılmasının söz konusu olduğu, proje tanıtım dosyasında kıyı, imar, turizm ve çevre mevzuatına uyulacağının taahhüt edildiği, proje tanıtım dosyasında atıkların bertaraf edilmesine ilişkin detaylı değerlendirmelere yer verildiği, dava konusu proje için 15/03/2022 tarihinde başvuru yapıldığından 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ÇED Yönetmeliği kapsamında değerlendirme yapılmasının gerektiği, anılan Yönetmelikte ÇED süreci için herhangi bir süre sınırının öngörülmediği, bilirkişi raporunda ekolojik değerlendirme raporunun incelenmediği, işbu dava konusu işlemin iptali istemiyle başka davacı tarafından da ...İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, Mahkemece bu davalar arasında bağlantı kararı verilmediği, söz konusu dosyada alınan ve işbu dosyada Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporlarının kendilerine tebliğ edilmediği, her iki davada davacıların iddiaları farklı olduğundan bu iddiaların bilirkişilerce ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun işbu dosyada ileri sürülen hususları karşılamadığı, proje tanıtım dosyası kapsamında yer alan ekosistem değerlendirme raporunu hazırlayanların uzmanlık alanlarında bilirkişi heyetinde uzmanların yer almadığı, projenin olası çevresel etkilerinin bilirkişi raporunda incelenmediği, bilirkişi raporunu hidrojeloji uzmanlık alanına ilişkin kısmında proje tanıtım dosyasında yer alan hidrojeolojik değerlendirmelerin yeterli olduğunun belirtildiği, kıyı kenar çizgisi ile ilgili değerlendirmelere proje tanıtım dosyasında yer verildiği, ekosistem değerlendirme raporunda proje alanındaki planlamanın çevre düzeni planına uygun olduğu, tesise ulaşım sorununun bulunmadığı tespitine yer verildiği, proje tanıtım dosyasının konaklama tesislerine ilişkin olduğu kıyı yapılarını içermediği, müdahil firmanın tesisi satın aldığı tarihten sonra tesiste hiçbir inşai faaliyette bulunmadığı, izinsiz yapılaşma gerçekleştirmediği, tesiste imar mevzuatına aykırılık teşkil eden yapıları ortadan kaldırdığı, ek alanın varlığının tesis satın alındıktan sora öğrenildiği ve ek alan tahsisi istemiyle Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuru yapıldığı, bilirkişi raporunda kıyı yapıları proje kapsamında olmamasına rağmen bu hususta da değerlendirme yapıldığı, bilirkişi tarafından ekosistem değerlendirme raporunda floristik açıdan eksiklikler bulunduğunun belirtildiği ancak bu eksikliklerin neler olduğunun belirtilmediği, ekosistem değerlendirme raporunun flora ile ilgili kısmında herhangi bir eksikliğin söz konusu olmadığı, proje tanıtım dosyası kapsamındaki hidrojeolojik değerlendirme raporunda yer verilen değerlendirmelerin doğruluğunun bilirkişi raporunda da kabul edildiği, kıyısal alanda bulunan dolgu kayalar, beton iskeleler ve doğal kayalık bölgelerin ekosistem değerlendirme raporunda ekolojik açıdan ayrıntılı olarak ele alındığı, ekosistem değerlendirme raporunda posidonia oceanica ve zostera marinanın bölgededeki varlığı, ekolojik özellikleri ve yayılışı ile ilgili değerlendirmelere yer verildiği, proje tanıtım dosyasında tesisin depreme dayanaklı şekilde inşa edilmiş olduğunun belirtildiği, proje sahası için alınmış herhangi bir afete maruz bölge kararının bulunmadığı, binaların performans analizine ve deprem davranışlarına ilişkin hususların ÇED Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekli işlemler olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili düzenlemeleri uyarınca, ... Sigorta Anonim Şirketi'nin davalı yanında müdahale istemi kabul edilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 08/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin ilişkin olduğu projenin, Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parselde halihazırda faaliyet gösteren turizm tesisinin kapasitesinin, ana bina (otel binası) ve
diğer konaklama birimlerinde (villa, saray, tek katlı vb.) mevcut yapıların tadilatı/bölünmesi ve bazı tip villaların da oda blokları şeklinde revize edilmesi sonucunda artırılmasına ilişkin olduğu, proje tanıtım dosyasının turizm konaklama tesisinin kara alanında mevcut kısmını kapsadığı, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazılanan bilirkişi raporunda ise proje sahasının kıyı kesimine ilişkin yapılan değerlendirmeler neticesinde dava konusu işlemin uygun olmadığı yolunda görüş bildirildiği ve söz konusu tespitlerin dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına esas alındığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, bilirkişilerce dava konusu işlemin ilişkin olduğu proje sahası dışında kalan kıyı kesimine ilişkin değerlendirmelerin, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına dayanak olarak alınamayacağı karara dayanak alınan diğer hususlara ilişkin bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerin, bilimsel, somut ve teknik verilerden uzak olduğu, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilimsel, somut ve teknik verilere dayalı olarak hazırlanacak yeni bilirkişi raporu incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği görüşüyle, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.