T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3978
Karar No : 2025/1137
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ :Av. ...
MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi Marmaris Şubesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Marmaris İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ve ... sayılı parseller ve bu parsellerin önünde gerçekleştirilmesi planlanan "Yat Yanaşma İskelesi ve Turizm Konaklama Tesisi" projesine ilişkin olarak Muğla Valiliği tarafından verilen 27/01/2023 tarih ve 202333 sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu "Yat Yanaşma İskelesi" ve "Turizm Konaklama Tesisi" hakkında Muğla Valiliği’nin vermiş olduğu 27/01/2023 tarih ve E:202333 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının, Arkeoloji, Su Ürünleri ve Hidrobiyoloji, Çevre Mühendisliği, Flora, Orman Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Jeoloji ve Hidrojeoloji bilimleri açısından uygun olduğu göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararında projeye ilişkin ÇED sürecinin devam etmesinde 113 sayılı ilke kararı açısından sakınca bulunamadığı belirtilmekle birlikte aynı kararda alandaki uygulamaların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 9.maddesine aykırılık teşkil ettiğinin ve izinsiz faaliyet olduğunun, alanda uygulamaya dönük her türlü iş ve işlemden önce Komisyondan izin alınması gerektiğinin belirtildiği, anılan kararda projenin yapılmasının 2863 sayılı Kanuna aykırı olup olmadığı hususunda nihai bir tespit yapılmadığı, yeniden izin alınması gerektiği belirtilerek konunun muallakta bırakıldığı, bu kararın projenin gerçekleştirilmesi için yeterli bir izin ya da uygunluk bildirimi sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği, proje sahasının deniz alanının 1.derece Arkeolojik Sit ilan edildiği, projenin inşaat faaliyetlerinin tespit edilen kültür varlıklarına zarar vereceği, proje sahasına yakın mesafedeki başka bir projeye ilişkin ÇED kararının 1.derece Arkeolojik Sit kararına istinaden Mahkemece iptaline karar verildiği, proje tanıtım dosyasında gemilerden alınacak pissuların bölgedeki atıksu arıtma tesisine gönderileceğinin belirtildiği, projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı bölgede kanalizasyon sisteminin mevcut olmadığı, atıksuların atıksu arıtma tesisine nasıl taşınacağının proje tanıtım dosyasında belirtilmediği, atık alım noktalarındaki kapasite yetersizliğinin deniz kirliliği riskini artıracağı, proje alanındaki orman alanlarının çevresindeki geniş ve zengin orman alanları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, projenin orman alanı kısmında inşa edilmiş olan yapılar için orman idaresinden izin alınıp alınmadığının bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, kızılçam ormanının proje sahsının hemen sınırından başladığı, kızılçam ormanının yangın açısından büyük risk oluşturduğu, orman yangınlarına ilişkin tedbirlerin alındığına ve bu tedbirlerin yeterli olduğuna dair bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, 13/06/2017 tarih ve 5183 sayılı ÇED Kapsam Dışı kararının sadece 30 adet sportif amaçlı tekne bağlanması amacıyla verilmiş olduğu, söz konusu kararda kapsam dışı olarak değerlendirilen iskeleye sportif amaçlı tekne dışında özel yat ya da teknenin kabul edilmemesi gerektiğinin belirtildiği, özel yat, tekne ve turistik gezi teknelerine hizmet vermesi hedeflenen dava konusu projenin ÇED Kapsam Dışı kararına aykırı olduğu, projenin yat limanı olarak değil de yat yanaşma bağlama yeri olarak sınıflandırılmasının teknik gerekçelerinin proje tanıtım dosyasında ortaya konulmadığı, planlanan tesisin vereceği hizmetler göz önünde bulundurulduğunda, 24 metre boyunda ticari amaçlı yatlara servis sağlayacağı anlaşılan projenin yat limanı olarak değerlendirilmesinin gerektiği, projenin kara alanının tamamının özel önem taşıyan ve korunması gerekli alan statüsünde olduğu, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım alanlarının da korunacak hassas alan olarak tanımlandığı, planlanan proje ile birlikte hem deniz hem de kara tarafında artan deniz trafiği ile insan faaliyetlerinin doğal yaşam ve ekosistem (fauna ve flora) üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı, doğal yapı ve koruma alanı üzerindeki yapılaşma baskısının artacağı, koruma statüsündeki alanlarda alan bütünlüğünün bozulacağı, bölgedeki diğer faaliyetler de göz önünde bulundurularak kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmasının gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : 1-Davalı idare tarafından;cevap verilmemiştir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Mahkeme kararının karşı oyda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili düzenlemeleri uyarınca, ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi'nin davacı yanında müdahale istemi, müdahale dilekçesinde öne sürülen gerekçelerle ayrı dava açma hakkının bulunduğunun anlaşılması nedeniyle kabul edilmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Müdahale istemi reddedilen ...Turizm, İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yatırılan temyiz başvuru harcı ile karar harcının ve posta giderinin anılan şirkete iadesine,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 25/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... mahallesi, ... ve ... parsellerin kara ve deniz tarafında yapılması planlanan dava konusu yat yanaşma iskelesi ve turizm konaklama tesisi proje sahasında, daha önce Muğla Valiliği tarafından 13.06.2017 tarihli yazı ile konaklama-kafe-restoran olarak kullanılacak olan geri tesis alanı, 696,97 m2 kıyı alanı, 11.564,78 m2 deniz alanı ve 30 adet tekne bağlama kapasiteli Uluslararası Yelken ve Denizcilik Eğitim Merkezi/Güneşlenme ve Sportif Amaçlı İskele Alanını içeren bir proje için ÇED Kapsam Dışı kararı verildiği, söz konusu ÇED Kapsam Dışı kararında "kapsam dışı olarak değerlendirilen iskeleye sportif amaçlı tekne dışında özel yat veya teknenin kabul edilmemesi" gerektiğinin belirtildiği, proje sahası içinde kara alanında mevcut durumda toplam 3.567 m2 lik yapı alanı bulunduğu, bu yapı alanında 5 odalı turizm konaklama tesisi, restaurant, atölye, yönetim binası, personel lojmanı, 4 adet bungalov, 3 adet konteynır yatakhane, bekçi evi, sosyal tesis alanı (toplantı odası, kapalı yüzme havuzu, masaj salonu, spor salonu vb.) wc, duş bulunduğu, deniz alanında ise mevcut 3 adet toplam 630 m2 lik iskelenin bulunduğu, bakılan dosya konusu proje kapsamında mevcut ÇED Kapsam Dışı Kararlı alanda faaliyetin sürdürülmesine devam edileceği, proje ile mevcut Güneşlenme ve Sportif Amaçlı İskelelerinin uygun şekilde revize edilerek kullanım amacı değiştirilerek iskelelerin yat yanaşma iskelesi olarak kullanılmasının ayrıca mevcut 3 adet toplam 630 m2 'ik iskelenin 870 m2'ye çıkartılmasının ve firmaya ait sportif amaçlı kullanılan 30 adet tekneye hizmet verilirken, iskelede tekne boyu 24 metreye kadar olan 48 adet tekneye hizmet verilmesinin, mevcut turizm konaklama tesisinin iskeleye yanaşan tekne sahiplerine hizmet etmesi böylelikle projenin yat turizmine hizmet etmesinin planlandığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... nolu kararı ile ... ve ... parsellerin Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında, taşınmazların doğusundaki kıyı bandı ve denizel alanda kalan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanın ise Nitelikli Doğal Koruma Alanında kaldığı, proje sahasının deniz üzerindeki kısmının Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmesine karar verildiği, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan itirazın Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedildiği, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu alana ilişkin I. derece arkeolojik sit sınırlarının son şeklini aldığı görülmektedir.
Gerçekleştirilmek istenilen projeye ilişkin proje tanıtım dosyasında kıyıda mevcut yapılara ilave yapılaşmaya gidilmeyeceği taahhüt edilmiş ise de farklı üniteleri barındıran bir turistik tesis niteliğinde olan ve yat turizmine hizmet etmesi planlanan tesiste verilecek hizmetin yatlara/ yat kullanıcılarına verilecek barınma ve bağlama gibi hizmetlerle sınırlı kalıp kalmayacağı, projenin yalnızca tekne bağlama iskelesinin amacında değişiklik ve kapasitesinde artış olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, söz konusu amaç ve kapasite artışının tekne/yat kullanıcılarına hizmet verecek kıyıda mevcut konaklama tesisi, restaurant vs. tesislerin kapasitelerinde de artışa neden olup olmayacağı, dolayısıyla gerçekleştirilmek istenilen projenin mevcut kara yapıları ile birlikte “Yat Limanları” statüsünde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, öte yandan, proje kapsamında iskelelerin yapılacağı deniz alanının Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ilan edilen I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde kaldığı ancak ne proje tanıtım dosyasında ne de Mahkeme kararına esas bilirkişi raporunda projenin gerçekleştirilmesinin I. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilanını gerektiren, su altında tespit edilen kültür varlıkları üzerine olası etkilerine ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği, Arkeolog bilirkişi tarafından "davaya konu koyun deniz kısmında ise yapılan su altı çalışmaları araştırılmış ve burada dağınık vaziyette keramik parçalarının bulunduğu ve bazı mimari parçaların kısmen deniz tabanında durduğu görülmüştür." tespitine rağmen dava konusu projenin su yüzeyinde yoğunlaşması ve kalıcı bir taban üzerinde olmadan gerçekleşeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptalinin uygun olmadığı yolunda kanaat bildirilmiş ise de yapılması planlanan yüzer iskelelerin sabitlenmesi için deniz dibine yerleştirilecek beton tonozların deniz dibinde varlığı tespit edilen kültür varlıklarına zarar verip vermeyeceğinin değerlendirilmediği, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan projenin gerçekleştirilmesinin uygunluğu hususunda görüş sorulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla, öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanacak bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.