T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/4030
Karar No : 2025/598
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Temsilen Köy Muhtarı
...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri - ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHALE İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI YANINDA) : ... İl Özel İdaresi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elazığ İli, Karakoçan İlçesi, ... Köyü, ... parsel olarak kayıtlı olan taşınmaz üzerinde Elazığ İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "1,5356 MWm/1,28 MWe Kurulu Gücünde GES" projesine ilişkin olarak Elazığ Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce tesis edilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" yönündeki işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile dava dilekçesinde ileri sürülen beyanlar birlikte incelendiğinde, davaya konu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının ... Köyü Muhtarlığına 15/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve 30 (otuz) gün süreyle askıya çıkarılmasının istenildiği, anılan ilanın Muhtarlık tarafından ilan edildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi-belge bulunmamakla beraber bizzat davacı olan köy muhtarının 15/08/2024 tarihi itibarıyla dava konusu işlemden haberdar olduğu anlaşıldığı, bu durumda, bakılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında bulunan uyuşmazlıklardan olduğu, bu haliyle davaya konu uyuşmazlık hakkında; 2577 sayılı Kanun'un 11. madde hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, buna göre ÇED kararına karşı davacının öğrendiği tarihi izleyen tarihten itibaren 30 (otuz) gün içerisinde olacak şekilde en son 14/09/2024 tarihinde dava açılabileceği ve buna göre Mahkeme kayıtlarına 07/10/2024 tarihinde giren dava dilekçesiyle açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığı, bakılan davanın esasının incelenmesine süre aşımı nedeniyle olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçeleriyle, süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; kendilerine davalı idare tarafından tebliğ edilen işlemde hangi sürede, hangi merciiye başvurulacağı hususunun belirtilmemiş olduğu, bu durumun Anayasanın 40. maddesine aykırı olduğu, 30 gün olduğu kabul edilse dahi sürenin askı ilanından sonra başlaması gerektiği, davanın süresinde açıldığı, askı ilanları dosya içine alınmadan ve askıya çıkarılma tarihleri belirlenmeden karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı İdareler tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... Köy tüzel kişiliğini temsilen köy muhtarı tarafından, tapuda "Elazığ ili, Karakoçan ilçesi, ... köyü, ... parsel" olarak kayıtlı olan taşınmaz üzerinde Elazığ İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "1,5356 MWm/1,28 MWe Kurulu Gücünde GES" projesine ilişkin olarak Elazığ Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce tesis edilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" yönündeki kararın iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...Tarihi izleyen günden başlar. ..." hükmüne, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı,isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne, "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; " 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ... e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. ... 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. ..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir.
İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir.
Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.
Her ne kadar, söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de anılan Anayasa hükümünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasanın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği veya askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince; davaya konu kararın ... Köyü Muhtarlığına 15/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve 30 (otuz) gün süreyle askıya çıkarılmasının istenildiği, anılan ilanın Muhtarlık tarafından ilan edildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi-belge bulunmamakla beraber bizzat davacı olan köy muhtarının 15/08/2024 tarihi itibarıyla dava konusu işlemden haberdar olduğunun anlaşıldığı, (...) buna göre ÇED kararına karşı davacının öğrendiği tarihi izleyen tarihten itibaren 30 (otuz) gün içerisinde olacak şekilde en son 14/09/2024 tarihinde dava açılabileceği ve buna göre Mahkeme kayıtlarına 07/10/2024 tarihinde giren dava dilekçesiyle açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığı gerekçeleriyle bakılan davanın esasının incelenmesine süre aşımı nedeniyle olanak bulunmadığına karar verilmiş ise de, davaya konu ÇED Gerekli Değildir kararına ilişkin köyde yapılan ilan metninin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, öncelikle söz konusu ilan metninin taraflardan istenilmesi ve ilan metni incelendikten sonra, yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunda karar verilmesi gerekmektedir.
Ayrıca; bozma sonrasında yeniden yapılacak yargılamada, Mahkeme tarafından dosya kapsamına alınacak olan, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının duyurulmasına ilişkin ... Köy Muhtarlığı ilan metninde, Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, dava konusu ÇED kararına ilişkin askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda; Mahkeme tarafından ilan metni taraflardan istenerek gelen cevap incelendikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunda karar verilmesi gerekmekle birlikte, dava açma süresinin Mahkeme tarafından kabul edildiği şekliyle, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının duyurulmasına ilişkin ... Köy Muhtarlığı ilan metninin köy muhtarına tebliğ edildiği 15/08/2024 tarihinin, öğrenme tarihi olarak kabul edilmesi halinde dahi, bahsi geçen ilan metninde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, 15/08/2024 tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde olacak şekilde en son 14/10/2024 tarihinde dava açılabileceği ve buna göre Mahkeme kayıtlarına 07/10/2024 tarihinde giren dava dilekçesiyle açılan davanın süresinde olacağı ve işbu davanın esasının incelenmesi gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; yeniden yapılacak yargılamada, davanın sadece Elazığ Valiliği husumeti ile görülmesi gerekmekle birlikte, Elazığ İl Özel İdaresi'nin müdahale istemi hakkında da karar verilmesi gerektiği tabiidir.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 29/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin ilanı ... Köyü Muhtarı tarafından yapıldığı, bu nedenle Muhtarın dava konusu işlemden ilana ilişkin yazının kendisine tebliğ edildiği tarihte haberdar olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, dosyada bu yazının Muhtara 15.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, dava açma süresinin 15.08.2024 tarihini izleyen günden itibaren hesaplanması gerektiği sonucuna varılmış olup, bu yönüyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.