T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/4057
Karar No : 2025/177
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından ise vekalet ücreti yönünden bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Batman ili, Merkez, ... (...) Köyünde bulunan ve hissedarı olduğu ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işleme yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya uygulama öncesi eski parsellerine karşılık olarak eşdeğer parsel tahsisi yapıldığı, toplulaştırma işleminin, toprak derecelendirmesi ve sınıflandırması, rayiç bedel, ürün çeşidi, verimlilik, toprağın özelliği, yerleşim yerine ve sulama alanına uzaklığı ve konumu gibi hususlar gözetilerek teknik kriterlere uygun olarak yapıldığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu toplulaştırma işleminde, davalı idarenin bir kısım malikler lehine kendisinin aleyhine uygulama yürüttüğü, yapılan kur'a çekimine göre işlem tesis edildiği, ancak kur'a çekilen parsellerin dışında farklı parsellere şamil olmak üzere kapsamın genişletildiği, müşterek mülkiyete çevrilmiş parsellerin dikkate alınmadığı, eşdeğer arazi oluşturulmadığı, kamulaştırma kapsamında kalan taşınmazlar yerine eşdeğer arazi verme yönündeki yasal direktife aykırı davranıldığı, köy içinde yer alan ve üzerinde ağaç, ev ve diğer muhdesat olan parsellerle hisselendirilmesi yapılarak mağdur edildiği, uygulamanın sosyal barışa da zarar vereceği, söz konusu parsellerde yapılması gereken hisse birleştirmelerinin gerçekleştirilmediği, ... sayılı parselde sulama kanalından arta kalan kısımların ortaklar arasında eşit olarak taşınması gerekirken sadece kendi hissesinin taşındığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Temyize konu kararda lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemi kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, arazi toplulaştırması; toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi, tarım arazilerinin parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesi amacına yönelik olup, bu amaç çerçevesinde yapılacak uygulamaların ne şekilde olacağı da belirlenmiştir. Buna göre, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılacak, bu mümkün olmadığı takdirde, verimliliğin artırılması, optimum büyüklüğün sağlanması, işletme bütünlüğünün tesis edilmesi amacıyla, teknik gereklilikler ortaya konularak, kişilere farklı alanlarda taşınmaz tahsisleri yapılabilecektir. Bununla birlikte, idarece farklı alanlardan yapılan tahsislerin hukuki ya da teknik gerekliliğinin belirtilmesi gerekmektedir. Hukuki ya da teknik bir gerekçesi olmadan, sadece tahsis edilen taşınmazın aynı verimliliğe sahip olduğu belirtilerek, eski kadastral taşınmazın bulunduğu yerden tahsis yapılmaması, mülkiyetlerin farklı kişilere devrine imkan vereceği gibi kişilerin mülkiyet haklarının göz ardı edilmesine de sebebiyet verecektir.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:2..., K:... sayılı kararıyla, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınarak, davacıya ait taşınmazların değeri korunarak, hak kaybına uğratılmadan tahsis yapıldığı, toplulaştırma işleminin ilgili mevzuata uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın; Danıştay Onuncu Dairesinin 17/05/2023 tarih ve E:2019/12319, K:2023/2555 sayılı kararıyla, davacının hisseli maliki olduğu 17 adet parsele karşılık, 3 işletme halinde, 3 adedi müstakil, 13 adedi hisseli olarak, 16 adet parselden tahsis yapıldığı, taşınmazların birleştirilmediği, bir kısmının eski yerinden verilmediği, tahsis edilen çoğu parselin geometrisinin anılan Talimatta belirtilen şekle uygun olmadığı, bu hususların tümünün hukuki, teknik veya fiili bir zorunluluktan kaynaklı olup olmadığı idarece açıklanmadığı gibi, bilirkişilerce de incelenmediği, ayrıca, oluşturulan bilirkişi heyetinde, uyuşmazlık konusunda uzmanlığı olmayan inşaat mühendisinin de yer aldığı gerekçeleriyle bozulduğu, bozma kararı üzerine yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınarak davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, temyize konu İdare Mahkemesi kararında esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya eski 17 parseline karşılık tahsis edilen 16 parselin 11 tanesinin eski parsel yerlerinden, 4 tanesinin eski parsel yakınından, 1 tanesinin de eski yeri dışından tahsis edildiği, dava konusu uygulamanın davacı parselleri yönünden ilgili mevzuatına uygun olarak yapıldığı belirtilmiş ise de, davacının hissedarı olduğu bazı parsellerin eski yerlerinden verilmemesinin ve Danıştay Onuncu Dairesinin anılan bozma kararında belirtilen diğer hususların teknik veya fiili bir nedeninin somut gerekçelerle ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu 17 adet parsele karşılık, 3 adedi müstakil, 13 adedi hisseli olarak, 16 adet parselden tahsis yapılmasının, bir kısmının eski yerinden verilmemesinin ve tahsis edilen çoğu parselin geometrisinin anılan Talimatta belirtilen şekle uygun olmamasının hukuki, teknik veya fiili bir zorunluluktan kaynaklı olmadığından, dava konusu toplulaştırma işlemde mülkiyet hakkı ile toplulaştırma ilke ve esaslarına uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekir iken, davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, davalı idarece vekalet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunulmuş ise de, bozma kararı üzerine verilecek kararda bu hususun tekrar değerlendirileceği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyiz istemlerinin reddedilerek Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle, Dairemizin bozma yolundaki kararına katılmıyoruz.