T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/4080
Karar No : 2025/1697
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :1- ... Derneği 2- ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Üretim Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ordu İli, Mesudiye İlçesi ve Sivas İli, Koyunhisar İlçesi Doğu Karadeniz Havzası Melet Irmağı üzerine yapılması planlanan 15 Temmuz Beştepe Regülatörü ve HES, 15 Temmuz Kazan Regülatörü ve HES ve 15 Temmuz Gölbaşı Regülatörü ve HES projelerine ilişkin olarak tesis edilen ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin, İnşaat Mühendisi (Hidrolog), İnşaat Mühendisi (Ulaşım), Jeoloji Mühendisi, Maden Mühendisi, Çevre Mühendisi, Orman Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Biyolog ve Hidrobiyolog bilirkişilerden oluşan heyet ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan kök ve ek Bilirkişi Raporunun birlikte incelenmesinden; Ordu ili, Mesudiye ilçesi ve Sivas ili, Koyulhisar ilçesi sınırlarında bulunan Melet Irmağı üzerinde kurulması planlanan "15 Temmuz Beştepe Regülatörü ve HES", "15 Temmuz Kazan Regülatörü ve HES" ve "15 Temmuz Gölbaşı Regülatörü ve HES" projelerine ilişkin olarak, depremsellik, heyelan riski, kaya düşmesi ve çığ tehlikesi açısından; proje ünitelerinin (regülatör, iletim tüneli, yükleme havuzu, cebri boru, santral yeri vb.) bulunduğu alan ve çevresinde herhangi bir akma, kayma ve kaya düşmesine yönelik bulguya rastlanılmadığı, proje çalışmalarında etkilenebilecek aktif ve/veya eski (fosil=paleo) heyelan alanları bulunmadığı, proje elemanlarının Kuzay Anadolu Fay hattına ve Karadeniz sahil bandında yeni belirlenen fay hattına olan mesafeleri dikkate alındığında, ilgili yönetmeliklere göre inşa edilmesi durumunda, proje elemanlarının depremsellik anlamında da etkilenmeyeceği, proje kapsamında açık alanda patlatma yapılmayacağı, iletim tüneli bölgesinde tünel açma çalışmalarında patlatma işlemi gerçekleştirileceği, bu kapsamda da, 15 Temmuz Beştepe İletim Tüneli güzergahına 50 m uzaklıkta konut için, Yönetmelikte izin verilene en yüksek titreşim hızını aşmamak için gecikme başına düşen patlayıcı madde miktarının 2,8 kg olarak hesaplandığı, bu hesaplamaya ÇED raporunda da değinildiği ve taahhüt edildiği, 15 Temmuz Kazan İletim Tüneli güzergahına 150 m uzaklıkta konut için, Yönetmelikte izin verilene en yüksek titreşim hızını aşmamak için gecikme başına düşen patlayıcı madde miktarı 25,40 kg olarak hesaplandığı, proje kapsamındaki “gecikme başına düşen patlatıcı miktarı en fazla 18,72 kg” miktarı ile izin verilen sınırın aşılmadığı, 15 Temmuz Gölbaşı İletim Tüneli güzergahına 450 m uzaklıkta konut için, Yönetmelikte izin verilene en yüksek titreşim hızını aşmamak için gecikme başına düşen patlayıcı madde miktarı 30,24 kg olarak hesaplandığı, proje kapsamındaki “gecikme başına düşen patlatıcı miktarı en fazla 18,72 kg” miktarı ile izin verilen sınırın aşılmadığı, proje alanında Mera Kanununda belirtilen alanlar ile Su Ürünleri Kanunu kapsamında olan Su Ürünleri İstihsal ve Üreme Sahaları bulunmadığı, tespit edilen tarım alanları için su haklarının regülatör yapılarından çevresel akış miktarı haricinde Melet Irmağı yatağına bırakılacağı, tozlanma önlemlerinin uygulanması durumunda tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği yönünden çevresel açıdan olumsuz etkilerinin kabul edilebilir sınırlarda olacağı, proje alanlarına yakın köylerde bakılan hayvanların su ihtiyacı için de Melet Irmağı çayı yatağına her bir regülatör yapısından 11,79 L/s su bırakılması öngörüldüğü, proje kapsamında kullanılması planlanan tarım arazilerinin doğal durumuna müdahale edilmeden önce 5403 sayılı ‘Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında gerekli izinlerin alınacağının taahhüt edildiği, proje kapsamında işgal edilmesi planlanmış toplam sahanın 160.179,28 m2 (yaklaşık 16 hektar) olup bu sahasının 78.267,19 m2 (yaklaşık 8 hektar) kısmı “orman vasfı” ile Maliye Hazinesi adına tescilli alan olduğu, izin talep edilen saha içinde, muhafaza ormanı, gen koruma alanı, bilimsel çalışmalar için ayrılmış araştırma ormanı, araştırma istasyonu, araştırma proje deneme sahası, kent ormanı, endemik ve korunması gerekli nadir ekosistem alanı, tohum meşçeresi, milli park, av ve yaban hayatı koruma veya üretim sahası, turizm sahası, özel çevre koruma bölgesi, askeri yasak bölge, sit alanı olarak tespit ve ilan edilmiş alalar bulunmadığı, orman alanı içinde inşa edilecek yapıların önemli bir kısmının tünel şeklinde olduğu, orman örtüsü tahrip edilecek kısmın uzunluğu yaklaşık 1200 metre olarak hesaplandığı, proje kapsamında kesilecek orman ağacı sayısı, ÇED İnceleme Değerlendirme Formunda yaklaşık 1800 adet ve hacmen de 200 m3 olarak belirtildiği, proje kapsamında inşa edilecek tesislerin yer alacağı ormanın karakterine bakıldığında, belirtilmiş rakamların gerçekçi olduğu, kullanılacak orman alanının tahammül edilemeyecek bir tahribat yaratmasının beklenmediği, projenin yaban hayatı bakımından da katlanılamaz olumsuz etkide bulunmayacağı, yapılar çoğunlukla orman alanı içinde tünel şeklinde inşa edileceğinden, kapsamlı bir orman örtüsü tahribatı oluşmayacağı, sadece faaliyet alanına özgü lokal endemik bitki ve hayvan türlerinin bulunmadığı, mevcut canlıların bölge genelinde geniş bir alanda yayılış gösterdiği, projenin flora ve fauna özellikleri yönünden geri dönüşümsüz bir olumsuz etki yaratmayacağı, sadece proje sahası ile sınırlı bölgede herhangi bir endemik sucul türün olmadığı, yapılan çalışmalarda iki türün VU tehlike kategorisinde yer aldığı tespit edilse de bu türün bölge genelinde geniş yayılışa sahip olduğu, proje kapsamında yapılacak balık geçitleri bilimsel verilere uygun olarak hazırlandığı, projenin sucul fauna özellikleri yönünden olumsuz etki oluşturmayacağı, belirlenen 2 adet hafriyat depolama alanlarının büyüklüğü oluşacak hafriyatın depolanmasına yetebilecek kapasitede olduğu, söz konusu proje için faaliyete başlamadan önce Hafriyat Döküm Planının hazırlanması ve ilgili kurumlara onaylatılması ve belirtilen taahhütlere uyulması durumunda hafriyat depolama işlemlerinin çevresel etkilerinin kabul edilebilir sınırlarda olacağı, proje kapsamında; atık miktarı; katı-sıvı-gaz atık durumunun, çevresel yönden geçici ve kabul edilebilir etkileri yönünden yöntem ve taahhütlerinin yeterli olduğu, gürültü oluşumu bakımından da ÇED Raporunda verilen taahhütlere harfiyen uyulması durumunda oluşacak gürültünün çevre ve insan sağlığı açısından geçici ve katlanılabilir düzeyde olacağı, inşa çalışmaları sonunda ağır taşıt trafiğinin azalacağı, yapılan hesaplamaların verilen taahhütlere uygun olması halinde trafik güvenliği açısından problem oluşturmayacağı, su potansiyelinin belirlenmesi için proje çalışmalarına hizmet etmek amacıyla Melet Çayı üzerinde EİE tarafından işletilmekte olan 2238 No’lu Melet Çayı Arıcılar AGİ‘nin 1965-2019 yıllarını kapsayan 55 yıllık verilerinin hidroloji çalışmalarında kullanıldığı, santral suyunun hemen dereye deşarj edilmeyeceği kuyruksuyu kanalına alındıktan sonra dere yatağına verileceği, bu şekilde fiziksel koşulları santral binası kotunda dere yatağından farklı proje suyunun bir miktar dinlenmesinin sağlanacağı, çevresel akış hesaplamalarının gerçekleştirildiği, Melet Irmağı üzerinde balıklar için istenen habitat koşullarının, bırakılacak olan minimum çevresel akış miktarında bile optimum koşullar ile karşılanacağı, proje için Mansap Su Hakları Raporu hazırlandığı ve DSİ 7. Bölge Müdürlüğüne sunulduğu, anılan raporda su haklarının tespit edildiği, dolayısıyla dere yatağına belirlenen çevresel akış miktarlarına ilave olarak mansap su hakları raporunda belirlenen miktarların da bırakılacağı, doğal hayatın devamlılığını sağlamak üzere bırakılacak can suyu miktarlarının yanı sıra bölgedeki tarımsal faaliyetler ve mevcut su haklarının korunmasına dikkat edileceği, alanda yer alan su hakları ile ilgili olarak ilgili Kurum ve Kuruluşların mevcut ve mutasavver su haklarına riayet edileceği, bu debi değerlerinin yanı sıra, proje kapsamında kullanılacak olan derelere bağlı olan yan kolların dere yataklarını besleyeceği düşünüldüğünde belirtilen su miktarlarından daha fazlasının dere yatağında bulunacağının öngörüldüğü, yan kollardan katılacak sularla birlikte dere yatağındaki doğal yaşamın devamlılığının daha etkin bir şeklide sağlanacağı, ayrıca, akım değerlerinin proje debisinin üzerinde olduğu durumlarda, özellikle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında proje debisinin üstündeki debilerin tamamının yatağa bırakılacağı, buna ilaveten kurak dönemlerde türbinlenemeyen suların tamamının da regülatörlerden dere yataklarına bırakılacağı, dolayısıyla proje kapsamında enerji üretimi amacıyla membadaki sular kullanılacağı için, suyun akış yönü ve miktarında bir değişiklik olmayacağı, tüm bu taahhütlerin uygulanması durumda hidrolik açıdan dava konusu projeden kaynaklı olumsuz çevresel etkilerinin kabul edilebilir sınırlarda olacağı anlaşıldığından, davaya konu "ÇED olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Melet Irmağında bulunan 11 adet HES ve 1 adet barajın yanında yapılacak olan 3 adet daha HES yapılmak istendiği, Melet Irmağının bu yükü kaldıramayacağı, projenin inşaat ve işletim aşamasında çevreye olabilecek etkilerinin geri dönüşünün olmadığı, Nihai ÇED raporunda flora ve faunaya ilişkin yeterli bilgiye yer verilmediği, alanın jeolojik yapısına ilişkin eksik bilgiler içerdiği, arazi kullanımına ilişkin izinlerin alınmadığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 17/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.