T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/590
Karar No : 2025/387
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi,... Köyü'nde ikamet eden davacı tarafından, taşınmazına bitişik parselde yer alan ... isimli kişiye ait kereste işletme atölyesi faaliyet konulu, işyerine verilen ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; "1-işyerinin faaliyeti dolayısıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği listelerinde yer almadığından kapsam dışı olduğu, 2-söz konusu faaliyet Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğine tabi olmadığından çevre izninden muaf olduğu, 3-Çevre izninden muaf olmasına rağmen 04.06.2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'nin 8/3. maddesinde; Çevre Kanununca Alınması Gereken İzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmeliğin Ek-1 ve Ek-2'sinde yer almayan işletme, tesis, işyeri, imalathane ve atölyeler ile eğlence yerleri ve benzeri yerlerle ilgili işyeri açma ve çalışma ruhsatı safhasında veya programlı, programsız veya şikâyete istinaden yapılacak denetimlerde, yetkili idarenin talebine istinaden çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu hazırlatmakla yükümlü olduğunun belirtildiği, 4- İşyerine ait kapasite raporunda verilen makinelerin tamamının aynı anda çalıştığı ve makinelerin ses düzeylerinin en yüksek değerlerine göre yapılan teorik hesaplamalara göre Yönetmelik değerlerinin aşıldığı, 5-Gürültü değerinin belirlenebilmesi için Yönetmelik gereği akustik rapor hazırlatılması gerektiği, 6-... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ...... tarihinde yerinde yapılan inceleme sonucu işyeri sahibine bildirilen Çevresel Gürültünün Değerlendirmesi ve Yönetimi Yönetmeliği gereği gürültü önleyici tedbirlerin alınması gerektiği, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; gürültü önleyici gerekli önlemlerin alınması, işyeri için hazırlatılacak olan akustik rapor sonuçlarının Çevresel Gürültünün Değerlendirmesi ve Yönetimi Yönetmeliği sınır değerlerini sağlaması gerektiği kanaatine varılmıştır..." yönünde tespit ve görüşlere yer verilen raporun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile Mahkeme dosyasında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; yetkili idarelerin ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseseler için yapılacak beyan ve incelemesinde, insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği vb. yönlerden inceleme yapacakları, söz konusu kriterlere uygunluğu tespit edilen işyerlerine ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde ise aykırı bir beyan veya durum tespit edilirse işyerine bir defaya mahsus olmak üzere 15 gün süre verileceği, verilen sürede noksan veya aykırılık giderilmezse ruhsatın yetkili idare tarafından iptal edilebileceği, yine gayrisıhhi müesseselerin öncelikle kendi türündeki işyerlerine mahsus sanayi bölgesinde kurulmasının esas olduğu yönünde düzenleme getirildiği, somut olayda ise, söz konusu işletmenin konutların yoğun olarak bulunduğu alanda olduğu, söz konusu işyerine en yakın yerleşim biriminin 10 metre mesafede olduğu, işletmede Yönetmelik gereği çevrede yaşayanların sağlığı yönünden alınması gereken tedbirlerin alınmadığı, işletmenin kısmen açık, kısmen yan ve üstü basit levha ve naylon benzeri malzeme ile kapatılmış olduğu ve işletmeye yapılan denetim sonucu gerekli önlemlerin alınması konusunda bilgilendirme yapılmasına rağmen gürültü önleyici tedbirlerin alınmadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:Davalı idare tarafından, ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerince yapıldığı belirtilen denetimden sonra İl Özel İdaresine bildirim yapılmadığından mevzuat gereği bir yaptırım uygulanamadığı, davacıya ait iş yerinin ruhsatlandırıldığı dönemde iş yeri çevresinde yerleşim olmadığı dikkate alındığında işyeri açma ve çalışma ruhsatının hukuka uygun olduğu, günün şartlarına göre tedbir alma yükümlülüğünün ruhsat sahiplerinin sorumluluğunda olduğu bu nedenle idareye külfet yüklenemeyeceği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdare yanında müdahil tarafından, davacının kişisel husumeti nedeniyle bakılan davayı açtığı, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu, akustik rapor hazırlatılması için Mahkemeden istenilen ek süre verilmeden karar verildiği, çevresel gürültü ölçümlerine ilişkin özel/uzmanlık raporu alınarak dosyaya sunulduğu, ilgili Yönetmelikte belirlenen sınır değerlerin aşılmadığının bu rapor ile ortaya konulduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde (60) altmış ve vergi mahkemelerinde (30) otuz gün olduğu; bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı hükmüne; "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde; idari dava açmadan önce ilgililerin, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebileceği ve bu başvurunun, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durduracağı, 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde, dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde; dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği, aynı maddenin 6. fıkrasında; 3. fıkrada belirtilen hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; davada, süre aşımı bulunması halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, ilgililerin dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden; ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mahallesi No:... adresinde bulunan işyeri için davalı yanında müdahil ... adına ... İl Özel İdaresi tarafından "Kereste İşleme Atölyesi" faaliyet konulu, ... tarih ve ...sayılı II. Sınıf Gayrısıhhi Müessese ruhsatının verildiği, anılan işyerinin bitişiğinde 26/05/2016 tarihinden bu yana ikamet eden davacının 11/08/2021 tarihinde 22 köy sakini imzasıyla, söz konusu işyerinin çevrede gürültüye neden olduğu ve hava kirliliği yarattığından bahisle 13/09/2021 tarihinde CİMER'e yaptığı başvurunun ... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne havale edilmesi üzerine Müdürlük personeli tarafından 15/09/2021 tarihinde yapılan denetleme sonucu düzenlenen tutanakta, işyeri yetkilisine Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında işyerinde gürültü önleyici ilave tedbirlerin alınması yönünde bilgilendirme yapıldığı ancak bu konuda davalı idareye herhangi bir bildirim yapılmayarak yalnızca ... tarih ve ... sayılı işlem ile durumun davacıya bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından, doğrudan davalı idare yanında müdahil ... adına düzenlenmiş olan ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlık konusu işyerinin, davacıya ait taşınmazın bitişiğinde olması ve MERNİS bilgi sistemine göre davacının 26/05/2016 tarihinden bu yana söz konusu adreste ikamet ediyor olması, davalı idare tarafından 03/07/2020 tarihinde söz konusu işyerine işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmiş olması ve bu ruhsatın iptali için idareye herhangi bir başvuru yapılmadan, doğrudan Mahkemeye dava açılmış olması karşısında, davacının dava konusu işlemi en geç söz konusu işyerinin faaliyete geçtiğinin tespit edildiği 28/07/2020 tarihli kontrol tutanağı tarihinde öğrendiğinin açık olduğu, bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde açılması gereken davanın ise bu tarihten çok sonra 07/12/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmış olup davanın süreaşımı nedeniyle reddi gerekirken esasının incelenmesi suretiyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, bitişiğinde bulunan kereste işleme atölyesi olarak faaliyetini sürdüren işyerinin çevreye verdiği rahatsızlığın önlenmesi amacıyla 13/09/2021 tarihinde CİMER'e başvurulduğu, başvurunun CİMER tarafından ... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne yönlendirilmesi üzerine Müdürlük personeli tarafından 15/09/2021 tarihinde yapılan denetleme sonucu düzenlenen tutanakta, "... işyeri yetkilisine Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında işyerinde gürültü önleyici ilave tedbirlerin alınması yönünde bilgilendirme yapıldığı..." tespitlerine yer verilerek durumun 17/09/2021 tarihli yazıyla davacıya bildirildiği, ancak bu bildirimin tebliğ tarihinin dosyada mevcut bilgi ve belgeler arasında bulunmadığı, daha sonra 07/12/2021 tarihinde söz konusu işyerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle "İdari makamların sükutu" başlıklı 10.maddesinde; İlgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, idare tarafından 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ... 60 günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu durumda davacının CİMER'e yaptığı 15/09/2021 tarihli başvurunun 2577 sayılı Kanunun 10.maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğu, ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 17/09/2021 tarihli yazısının ise bu başvuruyu sonuçlandıran kesin bir cevap olmadığı, bu nedenle davacının kesin cevabı bekleme süresini kullanıp daha sonra davasını açtığı dikkate alındığında, başvuru tarihinden itibaren bekleme süresi dolmadan açılan bu davanın süresinde açıldığı ve esası hakkında temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.