T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2210
Karar No : 2025/2817
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... ve ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Oteli altı adreslerinde, davacı şirket tarafından kuyumculuk faaliyetinde bulunulan işyerlerinde sahte altın bulundurulduğu ve satılan malı iade alınmadığının tespit edildiğinden bahisle 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 1608 sayılı Kanun hükmü uyarınca 1.000,00-TL para cezası verilmesine ve Adli Yargı süreci sonuçlanıncaya kadar ticari faaliyetin durdurulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Alanya Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Dava Dairesince; verilen kararda Anayasanın 2. ve 38. maddelerinde yer alan belirlilik ilkesi ve kanunilik ilkelerine değinilerek, dava konusu işlemin dayandığı olan1608 sayılı Kanunun, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve belediyeye yetki tanıyan diğer kanunlar uyarınca çeşitli yetkilerle donatılıp görevler yüklenen belediye meclisi ve encümeninin, belediye hizmetlerinin etkinliğini sağlamak amacıyla, kamu hizmetinin yürütülmesine dair kararlarının uygulanmasına yönelik hükümler içeren, ayrıca, belediye kanun, nizam ve talimatnamelerinde belirtilen emir ve yasaklara uymayanlara uygulanacak yaptırımları belirleyen bir Kanun olduğu, bu Kanun'un 1. maddesinde, belediye encümeninin kararlarına muhalif hareket edilmesi ve Kanunun men veya emrettiği fiillerin işlenmesi durumunda, belediye encümeni tarafından önceden yasaklanan faaliyetin menine karar verilebileceğinin öngörüldüğü, idare tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatına sahip bir işyeri hakkında, işyeri açma ve çalışma ruhsatına aykırı bir faaliyetin tespiti halinde öncelikle 3572 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağının açık olduğu, işyerinin faaliyetinin tamamen men'ine yönelik bir yaptırım türünün ise sözü edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta yer almadığı hususları belirtilerek, davalı idare tarafından ticaretten men işleminin yerli ve yabancı turistleri aynı durumla karşılaşma ihtimalini engellemek amacıyla tesis edildiği belirtilmekte ise de, idari yaptırımların birer idari işlem niteliğinde olduğu ve idari işlemlerin mutlaka kendisinden önce gelen ve kendisi dışında gerçekleşen objektif olarak belirlenmiş, somut bir sebebe dayanması gerektiği gibi, kanunilik ilkesi gereği de idarenin uyguladığı bütün yaptırımların Kanuna dayanması gerekliliğinden bahisle, dava konusu işlemde 3572 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan Yönetmelik hükümlerine dayanılmadığı gibi söz konusu mevzuatta adli yargı süreci sonuçlanıncaya kadar ticari faaliyetin durdurulmasına ilişkin herhangi bir yaptırıma yer verilmediğinden, davacı şirketin faaliyetinin durdurulmasına ve para cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk, aksi yönde verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Alanya gibi ekonomisinin büyük bir kısmını turizmden karşılayan bir ilçede turistlerin ve vatandaşların dolandırılmasının kabul edilemez olduğu, bu tür davranışların turizmi olumsuz etkileyerek, hem ilçe, hem de ülke ekonomisine zarar verdiği İdare Dava Dairesi tarafından bu husus göz ardı edildiğinden bahisle temyize konu İdare Dava Dairesi kararın bozulmasını gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.