T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2211
Karar No : 2025/5616
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 09/04/2010 tarih ve 27547 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2010/223 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Konya ili, Çumra ilçesi, ... Köyü'nde yer alan davacıya ait ... ve ... parsel sayılı, ... Köyü, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait Konya ili, Çumra ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar ile Konya ili, Çumra ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma işlemi sonucunda ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı, ... Mahallesi ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz olarak tahsis edildiği, söz konusu tahsis edilen taşınmazların tarımsal üretim yapmaya elverişli ve parsel değerlerini dengeleyici şekilde eski parsel şartları ile yaklaşık olarak eşit olduğu, tahsis edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın şeklinin üçgen şeklinde olmasının mevcut arazi yapısı, yol ağı ve sulama sisteminden kaynaklı teknik ve fiili zorunluluk sonucunda oluştuğu, bu kapsamda dava konusu taşınmazların tahsisinde toplulaştırma ilke ve esaslarına riayet edildiği kanaatine varılmış olup, söz konusu toplulaştırma işleminde dava konusu taşınmazlar yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, toplulaştırma işlemleri sonucu kendisine tahsis edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmaza çok yakın bir konumda olan ... parselin bu parsel ile birleştirilmesi gerekirken, uzak bir konumda olan ... ada ... parsele taşındığı, ... ve ... parsele karşılık tahsis edilen ... ada ... ve ... parselin oldukça biçimsiz, ekim ve dikim açısından elverişsiz olduğu, kardeşleri adına kayıtlı olan ... ve ... sayılı parsellerin şekil olarak uygun planlama yapılamadığı, bu bölgede parseli olmayan üçüncü şahısların hisselerinin taşındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının Konya ili, Çumra ilçesi, ... Köyü ... ve ... parsellere ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri, kararın buna ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının, kararın Konya ili, Çumra ilçesi, ... Köyü, ... ve ... parsellere ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, değerlendirilmesi ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılması, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanması ve küçülmesinin önlenmesi amacına hizmet ettiği belirtilmektedir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parselasyon Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlanmasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi gerektiği kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ... mahallesinde ... ve ... nolu parsellere karşılık ... ada ... ve ... ada ... nolu parselin tahsis edildiği, davacının eski parselleri ile yeni parsellerinin değer ve verimlilik yönünden eşdeğer olduğu, ... ada ... nolu parselin üçgen şeklinde olmakla beraber, bu şeklin oluşmasının sebebinin, arazinin mevcut yapısı, yol ağı ve sulama sistemindeki hidrantlardan yani teknik zorunluluktan kaynaklandığı, dava konusu parsellerde yapılan toplulaştırma işlemine ait dağıtım, blok planlama ve parselasyon planlarının mevzuata ve toplulaştırma ilkelerine uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıya tahsis edilen ... ada ... parselin şekil bozukluğunun teknik zorunluluktan kaynaklandığı belirtilmekte ise de; dosya içerisinde bulunan eski kadastro parselleri ile toplulaştırma işlemi neticesinde davacıya tahsis edilen parsellerin çakışık olarak gösterildiği harita incelendiğinde, kadastral ... parselin güneye doğru uzanan bölümünün şeklen daha düzgün olduğu, davacıya tahsis edilen ... ada... parselin ise ... parselin daha kuzeyinde planlandığı ve parselin kuzeyde kalan şeklen bozuk olan bölümü ile kısmen çakışık olduğu, daha düzgün olan güney kısımda ise üç adet parsel planlandığı görülmektedir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının parselinin neden şekil problemi olan kuzey kısım yerine daha ölçülü bir planlama yapılabilecek olan güney kısımdan yapıldığına veya yol/sulama sisteminin neden üçgen şeklinde planlandığına dair bir açıklama da bulunmamaktadır.
Bu durumda, yol ağı ve sulama sistemindeki hidrantların gösterildiği detaylı haritanın yer aldığı, davacının ... sayılı kadastral parselinin güney kısmında planlanan ... ada ..., ... ve ... parsellerin kimlere, hangi parseller karşılığında tahsis edildiğinin tespit edilmesi, davacının parselinin kuzeye doğru kaydırılmasının ve yol/sulama planlamasının üçgen şeklinde planlanmasının gerekçesinin açıklanmasını teminen gerekirse yeni bir bilirkişi raporu alındıktan sonra karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Konya ili, Çumra ilçesi, ... Köyü ... ve ... parsellere ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Anılan İdare Dava Dairesi kararının Konya ili, Çumra ilçesi, ... Köyü, ... ve ... parsellere ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.