T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2216
Karar No : 2025/2501
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Marmaraereğlisi ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ...-... pafta, ... ada, ... parsel tapulu alan içerisinde ... Beton Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan "Klinker Öğütme Tesisi" Projesi ile ilgili olarak tesis edilen 22/01/2025 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerektiği; çevreyi ilgilendiren projelerin yapımının planlandığı yörede ikamet etmeyen ya da o yörede taşınmazları bulunmayanların, bu projelere verilen ÇED kararlarının iptali istemiyle dava açma ehliyetlerinin varlığının kabulü, bu tür idari işlemlerin ve bu işlemler üzerine yatırım planlayanların sürekli olarak dava tehdidi ile karşı karşıya kalmaları sonucunu doğuracağı ve bu durumun da idari istikrar ilkesine aykırı olacağı; uyuşmazlık konusu olayda, davacının davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu proje alanı veya proje etki alanında ikamet etmediği gibi, bu alanlarda taşınmazlarının da bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlem ile kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ehliyetinin olmadığı sonucunun hukuka aykırı katı bir yoruma dayandığı, hak arama özgürlüğünün ihlal edildiği, Çevre Kanunu'nun 3.maddesinin (a) bendi uyarınca herkesin çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile yükümlü olduğu, aynı Kanunun 30.maddesine göre ise herkesin çevreyi kirleten veya bozan bir faaliyetten dolayı gerekli önlemlerin alınmasını isteyebileceği, taraf ehliyeti konusunda yapılan katı yorumun çevrenin korunmasına ilişkin yargı denetimini engellediği, menfaat ilişkisinin mahkemenin takdir yetkisinde olduğu, çevre konularına ilişkin ülkede yaşayan her vatandaşın menfaat ilişkisinin olduğunun kabul edilmesi gerektiği, yatırım gerçekleşmeden işlemin iptal edilmesi gerekiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 22/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.