T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2322
Karar No : 2025/2826
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Çevre Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... İnşaat Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda gerçekleştirilmesi planlanan "277 Adet Konut (villa-rezidans) ve 9 Ticari Ünite" projesine ilişkin olarak Muğla Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çed Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu işlemin 23/03/2022 - 01/04/2022 tarihleri arasında Muğla Valiliği, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve Bodrum Kaymakamlığında, yine 28/03/2022 - 07/04/2022 tarihleri arasında Bodrum Belediyesi ilan panolarında askıya çıkarıldığı ve internet sitelerinde ilan edildiği, ilan metinlerinde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararına ilişkin askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği, askı ilan süresinin sona erdiği 28/03/2022 - 07/04/2022 tarihini izleyen günden itibaren altmış (60) günlük genel dava açma süresi içinde en son 06/06/2022 tarihinde davanın açılması gerekirken, bu süre geçtikten çok sonra 18/04/2024 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olmadığı ve süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkemece, dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının ilgili mahalle muhtarlığında ilan edilip edilmediğine ilişkin Mahkeme ara kararı üzerine bilgi ve belge gönderilmemiş ise de, davacının bahse konu mahalle halkından biri olmadığı, başka bir deyişle bölgede yaşayan yerel halk kavramı içine girmediği, Türkiye çapında faaliyet gösteren bir meslek kuruluşu olduğu dikkate alındığında, mahalle muhtarlığında ilan edilmeme koşulu usulü bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ÇED kapsamındaki projenin, kara tarafındaki ..., ..., ..., ... ve ... parseller üzerinde yapılacak Turizm Konaklama Alanları ve Konut Alanları ile “entegre” bir proje olduğu, toplam yüz ölçümü 332.120,83 m2 olan bu 4 parsel üzerinde yapılacak turizm konaklama tesisleri (oteller, tatil köyleri ve/veya turizm kompleksleri ve benzeri) ile toplu konut projelerinin de ÇED Yönetmeliği kapsamında olduğu, ÇED süreci kümülatif değerlendirillmeyerek, her bir parsel ayrı ayrı farklı projelermiş gibi değerlendirilerek ÇED Yönetmeliğinin EK-1 ve EK-2 eşik değerlerinin altında gösterilerek ÇED Kapsam Dışı yazısı alındığı, 2023 yılında ise, ... ada, ... parsel için "ÇED Gerekli Değildir" kararı verildiği, "ÇED Kapsam Dışı" kararı alınan parsellere de Belediye tarafından Yapı Ruhsatları düzenlendiği, somut olayda ÇED sürecindeki kümülatif etkiler doğrultusunda her bir parselin aynı proje kapsamında olduğu dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında, davanın süre aşımı nedeniyle iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1-Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
2-Davalı Yanında Müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.