T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4222
Karar No : 2025/5609
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mardin ili, Nusaybin ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... nolu parselde yer alan ... .../... ... kilisesinin 1. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tesciline ve korunma alanının belirlenmesine ilişkin Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının, davacıya ait olan ve koruma alanında kabul edilen ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler, ilgili mevzuat hükümleri ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ... Kilisesinin korunması gerekli yapı olduğu noktasında uyuşmazlık ve tereddüt olmadığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun... tarih ve ... sayılı ilke kararında da ifade edildiği gibi korunması gerekli yapılara komşu olan ve aradan yol geçse dahi bu parsele cephe veren parsellerin koruma alanı olarak kabul edileceği ve uyuşmazlığa konu taşınmazların da kilise yapısına komşu olduğu, komşu olmayanın da cephe verdiği anlaşıldığından, dava konusu Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının söz konusu taşınmazlara yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun objektiflikten uzak ve genel ifadelerle dolu olduğu, dava konusu kilise yapısı ile kendisine ait olan parseller arasında doğrudan kültürel, tarihi, görsel ya da fiziksel bir bağ bulunmadığı, buna rağmen koruma alanı genişletilerek taşınmazlarının bu alana dahil edilmesinin ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı, mülkiyet hakkının sınırlandırılmasına ilişkin kriterlerin somut olayda sağlanmadığı ve bu hakkın fiilen kullanılamaz hale getirildiği, hukuki ve teknik itirazlar değerlendirilmeksizin istinaf talebinin reddedildiği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinde; "kültür varlıkları", tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar; “korunma alanı", taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alan olarak tanımlanmış, 7.maddesinde; korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılacağı, yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özelliklerinin dikkate alınacağı, Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eserin, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirleneceği, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunacağı, 8.maddesinde; yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisinin Koruma Kurullarına ait olduğu, Koruma Kurullarının kararına 61 inci maddenin ikinci fıkrasına göre itiraz edilebileceği, Korunma alanlarının tespitinde, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, görünümlerinin ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için yeteri kadar korunma alanına sahip olmalarının dikkate alınacağı, bu hususlarla ilgili esasların Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte belirtileceği; 10. maddesinin 1. fıkrasında; her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırma yetkisinin, Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu; 51. maddesinde; yurt içinde bulunan ve bu Kanun kapsamına giren korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere, Bakanlığa bağlı "Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu" ile Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları" kurulacağı; Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve restorasyonuyla ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemenin, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun görev ve yetkileri arasında olduğu kurala bağlanmış, 57. maddesinde ise, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla koruma bölge kurullarının görev ve yetkileri belirlenmiş ve (g) bendinde "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak" yetkileri arasında sayılmıştır.
Bununla birlikte, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (h) bendinde, Koruma Bölge Kurullarınca tespit edilecek korunma alanları için; korunması gerekli kültür varlıklarının korunması, görünümlerinin ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için yeterli olacak tescilli veya tescili yapılan taşınmazı silüet, görünüm ve benzeri hususlarda etkileyeceği düşünülen alanlardan olması, hususlarının göz önünde bulundurulacağı düzenlenmiştir.
Ayrıca, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 05/11/1999 tarih ve 664 sayılı ilke kararında; “…Koruma alanı belirlenmemiş sit alanı dışındaki tescilli parsellerde, bu parsele komşu olan veya aralarından yol geçse dahi bu parsele cephe veren parsellerin koruma alanı olarak kabul edilmesine, bu alanlarda gelecekte yapılacak uygulamalarda aksaklıklara neden olunmaması için koruma kurulundan karar alınmadan herhangi bir uygulama yapılamayacağı…” ifadesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, koruma alanlarında tescilli ve tescilsiz yapıların, birbirine eklemlenerek anlamlı, yaşanılabilir, güçlü algılanan mekanları ortaya koymaları beklenmektedir. Korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları varlığını sürdürmesi gereken estetik ürünler olduklarından korunma alanlarının tespitinde; varlıkların görünümleri ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için her yönden algısının/görülebilirliğinin cephe, siluet, malzeme, gabari ve diğer yönleri ile ortaya konacak bir tasarım yaklaşımıyla eski eserle uyumun sağlanması amaçlanmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 31/08/2022 tarih ve 7375 sayılı kararı ile, Mardin ili, Nusaybin ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... nolu parselde yer alan ... kilisesinin 1. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tesciline ve davacıya ait olan, ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların da koruma alanı içerisinde olduğuna karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan itirazın Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedildiği ve işbu kararın, davacıya ait olan ve koruma alanında kabul edilen ... ada, ...parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, korunması gerekli yapılara komşu olan ve aradan yol geçse dahi bu parsele cephe veren parsellerin koruma alanı olarak kabul edileceği ve uyuşmazlığa konu taşınmazların da korunması gerekli olan ... .../... Bakus Kilisesine komşu olduğu, komşu olmayanın da cephe verdiği anlaşıldığından, dava konusu Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının söz konusu taşınmazlara yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve Bölge İdare Mahkemesince de istinaf başvurusu reddedilmiş ise de, yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca, korunma alanlarının belirlenmesinde, "korunması gerekli kültür varlıklarının korunması, görünümlerinin ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için yeterli olacak tescilli veya tescili yapılan taşınmazı silüet, görünüm ve benzeri hususlarda etkileyeceği düşünülen alanlardan olması" hususlarının göz önünde bulundurulacağı açık olup, bu kapsamda, Bölge İdare Mahkemesince, belirtilen hususlar dikkate alınarak, korunması gerekli yapıya komşu olan ve cephe veren uyuşmazlık konusu parsellerin, ölçülülük ilkesi uyarınca, ne kadarlık kısmının koruma alanına alınmasının yeterli olacağının açıklığa kavuşturulması, dolayısıyla mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 27/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.