T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10414
Karar No : 2024/18416
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av....
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ...sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğunu kanıtlayacak nitelikte somut bir delil bulunmadığı, Yargıtay kararında belirlenmiş ankesörlü/sabit hatlardan aranma kriterlerinin şahsında gerçekleşmediği, ardışık arandığına ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığı, söz konusu aramaların örgütsel arama mahiyetinde olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesi, aile ve özel hayata saygı, adil yargılanma ve mülkiyet hakkı, ayrımcılık yasağının, suç ve cezaların kanuniliği, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, silahların eşitliği ve ölçülülük ilkelerinin, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan bir çok temel hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde,...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...İddia, savunma, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; tanık E.A. 2009 senesinde sanıkla tanıştığı, sanık ile iki üç kez FETÖ/PDY'nin sohbetine birlikte katıldığı, bu sohbetlerin evlerde yapıldığı, bu evlerin sohbete katılanların değil, başka şahıslara ait evler olduğu, o dönemde kendileriyle "..." isimli bir şahsın ilgilendiği, bu şahsı kod isim kullandığı için teşhis edemediği, bu grupta kendisinin kod isminin olduğu ancak sanık ...'nın kod ismi olup olmadığını hatırlamadığı, sanık ile bu gruplar dışında az da dışarıda da ilişkilerinin olduğu, sanık ...ile bu sohbetlerden sonra bir iletişimlerinin devam etmediği şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın astsubay olarak görev yaptığı dönemde sabit hatlardan aynı gün içerisinde kendisi ile aynı ilde görev yapmakta olan, sanık ile denk rütbe ve kuvvetteki astsubay şahıslar İ.K. , R.A.A. , Ş.I. , M.A.A. , M.D., Y.Y. ve A.Ö. isimli astsubay şahıslar ile ardışık olacak şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem imamlarınca arandığı, kriterleri Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin... esas, ... karar sayılı kararında belirtilen ankesör araması kriterlerinin somut olay açısından değerlendirildiğinde uygunluk gösterdiği, söz konusu aramalar neticesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem hizmetler yapılanması içinde örgütsel faaliyetlerde bulunduğu, her ne kadar sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, dosya kapsamında mevcut HTS kayıtları, tanık beyanı ve tutanak ve belgeler karşısında sanığın savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak savunmalarına itibar edilememiş ve böylelikle sanığın yukarıda izah edildiği gibi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askerî mahrem hizmetler sınıfına dâhil olarak bu yapı içerisinde yer aldığı bu suretle üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.