T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10423
Karar No : 2024/18414
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkartılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir aidiyeti, iltisakı ve irtibatı bulunmadığı, bahse konu kriterlerin hiçbirinin şahsında mevcut olmadığı gibi darbe girişimine ne silahlı ne de silahsız olarak hiçbir şekilde katılmadığını, ankesör/ardışık arama iddiasının gerçeği yansıtmadığı, açık ve somut bir delil tespit edilemediği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, 26/05/2016 tarihinden önceki eylemlerin yasal olmaları kaydıyla terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının emsal nitelikteki kararlarına aykırı hareket edildiği, masumiyet karinesinin, şüpheden sanık yararlanır, adil yargılanma hakkı, suç ve cezaların kanuniliği, geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının istinaf aşamasında ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla davacının yeniden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla anılan kararın kesinleşmediği anlaşılmış olup, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; " ...sanığın FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatını mahremiyet çerçevesinde sakladığı, HTS Analiz Raporu kapsamında sanığın 2012-2016 yılları arasında askeri mahrem yapıya özgü şekilde tekil ve ardışık olarak sabit hatlardan birden fazla defa arandığı, kaynağı belli olmayan yurt dışı (Amerika ve İngiltere ülkelerinde) hatlarıyla iletişim kurduğu, sanığa yönelik yapılan tekil ve ardışık aramalarda arama şekilleri ve arama saatleri ile ardışık aranılan askeri personelin ardışık sistem ve mantığı içerisinde arandığı, yapılan aramaların ardışık ve ankesörlü arama sistematiğine uygun olduğu, aranılan sanıkların rütbelerinin aynı/yakın olduğu ve aynı yerde çalıştıkları, yukarıda izah edildiği üzere ardışık aranılan şahısların yargılandıkları mahkemelerden getirtilen ifade tutanakları ve gerekçeli kararların da bu hususları destekler nitelikte olduğu anlaşılmış olup sanığın bu itibarla örgüt liderinin gizlilikle ilgili talimatlarına uyarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt mensuplarınca sanık ile ardışık olarak iletişim kurulduğu, sanığın örgüt talimatlarına riayet ederek gizlilik içerisinde iletişime geçmek sureti ile örgütsel faaliyette bulunulduğu, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermesi ve mahrem kurallarına tam riayet etmesi hususu dikkate alındığında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılarak ..." tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.