T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10465
Karar No : 2024/18721
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve...sayılı işleminin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Devletine ve milletine bağlı olarak görevini yerine getirdiği, konusu suç teşkil eden hiçbir faaliyette bulunmadığı, görevi sırasında adli veya idari bir soruşturma geçirmediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünden veya herhangi bir örgütten emir ve talimat almadığı, aleyhinde bir tanık ifadesinin bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, ceza yargılamasına ve meslekten ihraç edilmesine dayanak tek teşkil eden delilin ardışık arama kayıtları olduğu, ardışık aranması ile ilgili olarak herhangi bir görüşme kaydı bulunmadığı, yaptığı telefon görüşmelerinin içeriğinin bilinmediği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre HTS kayıtlarının tek başına mahkûmiyete yeter nitelikte delil olarak kabul edilmediği, ceza yargılamasının derdest olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın(davacının) 66'ıncı Mknz. P. Tug. (...) Komutanlığı'nda Astsubay olarak görev yaptığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... ve ... soruşturma dosyaları kapsamında Bilgi Teknolojileri Kurumundan Hts kaydı alınan (99) sabit telefon hatlarının (büfe vb.) hts kayıtlarının incelenmesinde sanık adına kayıtlı bulunan ve kullanımında olduğu ... ve ... numaralı GSM hatlarının hts kaydı alınan ..., ..., ..., ... numaralı sabit hatlardan 2012 ve 2014 yıllarında 12 kez arama kaydının bulunduğu, Sanığın, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen, ... mahallesi ... cad.No:...-... ... ... adresinde faaliyet gösteren ... Tekel Büfe'ye tahsis edildiği anlaşılan ... numaralı sabit hat kullanılarak 25/01/2012 tarihinde saat 11:43:09'da "12" saniye süreyle, saat 11:43:47'de "0" saniye süreyle R.G. isimli askeri personelle ardışık olacak şekilde arandığı, ... mahallesi ... cad. No:... .../... adresinde faaliyet yürüten ... Kuruyemiş isimli işletmeye tahsis edildiği anlaşılan ... numaralı sabit hat kullanılarak 07/08/2014 tarihinde, 19:44:27 ,19:44:39,19:45:09,19:45:22, 19:45:29 saatlerinde "0" saniye süreyle A.T. isimli askeri personelle ardışık olacak şekilde arandığı tespit edilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... ve ... soruşturma dosyaları kapsamında hakkında adli işlem yapılan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan A.T. beyanında; "Benimle ilgilenen özellikle E. isimli abi beni kullandığım cep telefonundan sabit hatlardan arıyordu. Bu E. isimli şahıs arkadaşım M.A. isimli arkadaşımı da aramış olabilir" şeklinde beyanda bulunduğu, Deniz Hava Üs Komutanlığı'nda görev yapmakta iken 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı anlaşılmıştır. Hakkında Fetö/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütülen R.G. ... Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde sanığı teşhis etmiş , sanıkla ilgili olarak; 2007-2009 yılları arasında Kocaeli ilinde bu yapıyla ilişkili öğrenci evine birlikte gelip gittiği, askeri okullara birlikte hazırlandığı liseden arkadaşı olan şahıs olduğunu, 2010-2012 yılları arasında Balıkesir Astsubay Meslek Yüksek Okuluna devam ederken ... kod isimli M.Y. ile olan görüşmelere birlikte katıldıklarını beyan etmiştir. Sanık savunmaları ile örtüşen tanık R.G.'nin Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulu'nda okurken ... kod isimli M.Y. tarafından sabit hatlardan arandıklarına dair beyanı, sanıkla ardışık araması tespit edilen A.T.'nin kendisiyle ilgilenen E. isimli abi tarafından sabit hatlardan arandığına ilişkin beyanı, ardışık araması tespit edilen R.G., A.T. ve sanık ...'ün astsubay rütbesinde görev yapan askeri personel olmaları ve kısa aralıklarla arka arkaya aranmış olmaları hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın örgüt içi haberleşme yöntemi olan ankesörlü/sabit hatlardan aranmak suretiyle örgütün gizli iletişim sistemine dahil olduğu ve örgüt yapılanması içinde yer aldığı, örgütün asker mahrem imamları ile gizli iletişim halinde olduğu kanaatine varılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebiyle pişmanlığını dile getirip örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile bilgi verdiği, Kocaeli ... Şube Müdürlüğünde alınan ifadesi sonrasında teşhislerde bulunduğu, R.G., M.Y., A.E. ve R.E. isimli şahısları teşhis edip örgüt içindeki konum ve faaliyetleri hakkında beyanlarda bulunduğu, hakkında beyanda bulunduğu M.Y. isimli şahsın sanıkla örgüt adına ilgilenen mahrem abilerden ... kod isimli şahıs olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğine yönelik iradesini ortaya koyarak örgütsel bağını kabul etmesi, örgüt mensuplarına ilişkin teşhis ve tespitlerde bulunması, sanığın örgütün işleyişine, yüklendiği sorumluluklar, aldığı talimatlar konularında yakalanıp hakkında soruşturma başladıktan sonra samimi beyanlarda bulunması da dikkate alındığında sanığın örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili etkili ve faydalı bilgi verdiğinin kabulü ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.