T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10944
Karar No : 2024/18964
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ... Deniz Ana Üs Komutanlığı emrinde astsubay olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı kaldığı tüm mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesinin ... tarihli E:... ve K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir terör örgütüyle irtibat veya iltisakının bulunmadığı, hakkındaki ceza soruşturmasında hiçbir somut delile ulaşılamadığı, terör örgütü ile irtibatlı yahut iltisaklı olma halinin hiçbir kanun maddesinde tanımlanmadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, dava konusu işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu, ceza dosyasının Yargıtayda temyiz aşamasında olduğu ve hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edimektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz isteminin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanığın kullandığı belirtilen ... numaralı GSM hattının BAZ verilerine göre tamamı İstanbul ilinden olacak şekilde 21 kez arandığı, bu aramaların bir kısmında sanığın başka telefon numaralarıyla ardışık olacak şekilde arandığı, bu şekilde ardışık aramalar neticesinde sanığın da içinde bulunduğu 8 adet ardışık grubu oluştuğu, bu şekilde oluşan ardışık gruplarının 3 tanesinde M.D. isimli asker şahıs, 1 tanesinde İ.P. isimli asker şahıs, 1 tanesinde S.A. isimli asker şahıs, kalan 3 tanesinde ise sivil şahısların sanık ile birlikte yer aldığı görülmüştür. tanık İ.P. bozma sonrası 11/02/2022 tarihli duruşmada Mahkememizce alınan beyanında: 'Hangi konuda tanıklık yapacağımı anladım, ...'i tanırım, kendisiyle FETÖ kapsamında sohbete gittiğim Ümraniye'de bulunan bir evde tanıştım, öncesinde herhangi bir tanışıklığım yoktu, S.A.A. isimli kişi sohbet veren kişiydi, bu kişi sınıf öğretmeniydi, kendi evinde fetö örgütü kapsamında sohbet vermişti, 2013 ya da 2014 yılında bu sohbetlerin olduğunu hatırlıyorum, kendisini bir kere bir görüşmede, sonrasında da bir görüşmede daha gördüğümü hatırlıyorum, yani sanığı toplamda en fazla iki kez gördüm, bu toplantıda namaz kıldığımızı hatırlıyorum, dini konularda sohbet veren kişiden sohbet dinlediğimizi hatırlıyorum, ben o tarihlerde İstanbul Helipet Komutanlığında çalışıyordum, ... ise İstanbul bölgesinde çalışıyordu ancak hangi birlikte olduğunu hatırlamıyorum, benim birliğime ben birliğe atanmadan önce nöbet tutmaya gelmiş, ben bu bilgiyi ya sanıktan öğrenmişimdir ya da nöbet çizelgesinde adını gördüğüm için hatırlamış olabilirim, ben 2016 yılında İstanbul'dan tayin oldum, ...'i 2013-2014 yıllarından sonra bir daha görmedim, ... ile arkadaşlığım size anlattığım gibi sadece örgüt evinde tanışığım şekliyle olmuştur, öncesinde ya da sonrasında bir arkadaşlığım olmamıştır, sanıkla birlikte ben hiç aynı servisi kullanmadım çünkü ben lojmanda oturuyordum, o dışarıda başka bir yerde oturuyordu, sanığın nerede oturduğunu bilmiyorum, sanığın hangi branşta olduğunu net olarak hatırlamıyorum, ben sohbet grubuna sanığın niye sonradan devam etmediğini bilmiyorum, bunu S. A.'ya sormadım ancak sanığın tayin olup bölgeden gittiğini biliyorum, nereye gittiğini bilmiyorum, kendi isteğiyle belki bu yapıdan ayrılmış olabilir, sanık hakkında ne örgüt ne de sivil hayat için fazlaca bir bilgiye sahip değilim, ancak ben onu bir kere net olarak fetö sohbetinde gördüğümü biliyorum, bir kere de daha sonra görmüş olabilirim, örgüte devam etti mi etmedi mi ya da bağlılığının derecesi nedir tam olarak bilmiyorum, Ben S. A. tarafından sanığa kod adı verilip verilmediğini bilmiyorum, ... diye hitap edildiğini hatırlıyorum.' şeklinde beyanda bulunmuştur" şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.