T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/11451
Karar No : 2024/23022
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine ilişkin...Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında soruşturma açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, işlendiği zaman yasal olan davranışları nedeniyle idari yaptırım uygulanamayacağı, hiçbir Anayasal hak ihlalinin incelenmediği, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, terör örgütü suçlaması açısından dikkate alınması gereken tarihin 15 Temmuz 2016 olduğu, aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle ikinci bir yargılamanın yapılamayacağı, mahkemelerce irtibat ve iltisak kavramlarına son derece geniş, muğlak ve başlı başına temel hakları ihlal eden anlamlar yüklendiği, bu durumun kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, çekirdek haklara dokunulamayacağı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara uyulmadığı, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle işlenemeyeceği, bir şüpheli veya sanığın örgüt üyesi olup olmadığının belirlenmesinde bazı ölçütlerin söz konusu olduğu, MGK kararları ile kişi ya da kişi gruplarının suçlu ya da terör örgütü ilan edilemeyeceği, tavsiye niteliğindeki MGK kararlarının bağlayıcılığının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, işleme dayanak Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa’nın 10. maddesindeki ayrımcılık yasağına, 25. maddesindeki düşünce ve kanaat hürriyetine, 26. maddesindeki düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetine, 49. maddesindeki çalışma hakkına, 51. maddesindeki örgütlenme özgürlüğüne aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlem ile ölçülülük ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, non bis in idem ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, ayrımcılık yasağı, adil yargılanma hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, masumiyet karinesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkeleri, ifade özgürlüğü, savunma hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.