T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/11614
Karar No : 2024/10281
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın hukuka uygun olmadığı, Bank Asya'ya parasını tasarruf amacıyla yatırdığı, Anayasal hakkı olduğu için sendikaya üye olduğu, terör örgütüne kasıtlı olarak yardım etmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne bilerek, isteyerek yardım etme suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine hükmedildiği, istinaf isteminin ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği, anılan kararın Yargıtay... Ceza Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla bozulması üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı beraat kararının temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği görülmüştür.
Davacının mahkumiyetine hükmedilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; bilişim sistemleri uzmanının hazırladığı 20.01.2017 tarihli Bankasya hesap döküm bilgileri, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin 05.12.2016 tarihli yazısı ve ekleri, sanığın tevil yollu ikrarlı savunması birlikte değerlendirilip incelendiğinde; sanığın Bankasya'da 10 farklı hesabın bulunduğu, bu hesapların TL, USD ve EURO hesapları olduğu, Bankasya TL hesabının ilk olarak 22.08.2014 tarihinde açıldığı ve başkaca ortak hesabının bulunmadığı, sanığın şüpheli başlıca hesap hareketleri incelendiğinde, sanığın hesap aktifinde daha önceden bankasya da hesabı bulunmamasına rağmen 22.08.2014 tarihinde açtırdığı hesabına 2.500 TL yatırdığı, Aralık ayında 1000 Tl lik katılım hesabı, 2015 yılı Ocak ayında 3492 TL lik eoru katılım hesabı, Şubat ayında 4533 TL lik TL katılım hesabı ve Nisan ayında ise 4525 TL lik dolar katılım hesabı açtığının saptandığı..., sanığın yukarıda açıklanan deliller ve sanığın tevilli beyanı dikkate alındığında sanığın FETÖ/PDY örgüt liderinin Bankasya talimatı verdiği tarihlere denk gelen 22.08.2014 tarihinde katılım hesabına para yatırdığı ve katılım hesabını da ilk kez bu tarihte açtırdığı, bu tarihlerden sonra yukarıda açıklandığı üzere aşamalı bir şekilde bankaya para yatırdığı ve aktifini bu şekilde artırdığı, sanığın ikrarlı savunmasının da bu tespiti ve artışı doğrular nitelikte olduğu anlaşılmakla sanığın kendisini cezadan kurtarmaya matuf, suçlamayı inkar yollu savunmalarına mahkemece itibar edilmeyerek, sanığın örgüt ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle davacı hakkında silahlı terör örgütüne bilerek, isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:...... K:... sayılı bozma kararı üzerine,... Ağır Ceza Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "...20.01.2016 tarihli bilirkişi raporu ve Bank Asya hesap dökümlerine göre sanığın 22.08.2014 tarihinde söz konusu bankada ilk kez hesap açtırdığı, her ne kadar talimat tarihiyle uyumlu olarak katılım hesapları açtığı anlaşılmışsa da, Bank Asya'nın TMSF'ye devrinden sonra 20.08.2015 tarihinde de söz konusu bankada katılım hesabı açtığı ve 08.07.2016 tarihinde döviz alış şeklinde işlem gerçekleştirdiği, sanığın dosyaya sunduğu evraklardan talimat dönemine denk gelecek şekilde araç satışı gerçekleştirdiği halde elde ettiği parayı Bank Asya'ya yatırmadığının anlaşılması karşısında; sanığın Bankasya'ya para yatırması eylemi suçunun sübutu yönünden delil olarak değerlendirilmemiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında dosya muhteviyatındaki tüm bilgi, belge ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle haklarında iddianame düzenlenmiş ve mahkememizde kamu davası açılmış ise de; yukarıda izah edilen gerekçelerle sanık hakkında iddia olunan eylemlerin silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluşması için yeterli nitelikte olmadığı, bu eylemlerin sanığın örgüt üyeliği için aranan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden ve sanığın organik bağ ile örgüte bağlı olduğunu açıkça gösteren eylemlerden ve faaliyetlerden olmadığı, sanığın örgütün hiyerarşisinde yer almadığı, bu nedenle sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilememesi ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir...." gerekçesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacının beraatine karar verilmiştir. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.