T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1174
Karar No : 2024/19125
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'e vesayeten ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, ardışık arama kaydının tespit edilemediği, istihbarat raporlarında aleyhine bir husus gösterilmediğinden dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'in davacıya vasi olarak atandığı ve anılan kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 03/08/2022 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer yandan, davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleşen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "..Sanığın olay tarihinde ... Komando Tugayı 1. Komando Taburu 2. Komando Bölüğü'nde uzman çavuş olarak görev yaptığı, olay günü 21.30 sıralarında bölük komutan vekili İ. B.'ın bölüğün Whatsapp grubundan kışlaya toplanılması emri vermesi üzerine sanığın kışlaya giderek içtima alanında beklemeye başladığı, bir süre sonra M. K.'in içtima alanına gelerek tüm personele "çantaları bırakın ve yeniden içtima alanına gelin" şeklinde emir verdiği, bu sırada tabur komutanı G. Y.'in de geldiği, subay ve astsubayları yanına çağırdığı, sanıklar M. K., N. M., Y. Y., M. T., H. A. ve İ. B.'ın da G. Y.'in yanına gittiği, G. Y.'in sanık M. K.'e bir kolu tugaya göndermesi, diğer kollar ile ilçe meydanına giderek güvenlik önlemi alması emrini verdiği, sanık M. K.'in içtima alanında bulunan askerlere "sıkıyönetim ilan edildiğini, emirlere uymayanların sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanacağını" söylediği, 2. kolun tugay güvenliğini sağlayacağını, 1, 3 ve 4. kolların kendisi ile birlikte ilçe meydanına giderek burayı kontrol altına alacağını söylediği, tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesindeki zırhlı araçlara binilmesi emrini verdiği, sanık İ. B.'ın içtima alanındaki askerlere "ordu tarafından sıkıyönetim ilan edildiğini, bütün emir komutanın kendisinde olduğunu, hükümet konağına gidileceğini ve içeriye herhangi bir evrak giriş çıkışı olmayacağını, donla girenin donla çıkacağını, polis ve jandarmanın kendi emirlerinde olduğunu, silah kullanma yetkilerinin olduğunu" söylediği, bu sırada sanık uzman çavuş M. Y.'un el kaldırarak sanık İ. B.'a "polisin ve jandarmanın durumunun ne olacağını" sorduğu, bunun üzerine sanık İ. B.'ın "direnen olursa sıkın" dediği, bu sözleri içtima alanında bulunan bütün askerlerin duyduğu, akabinde sanığın N. M., İ. B. ve diğer 2. bölük askerleri ile birlikte tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesinde bekleyen zırhlı araçlardan birine bindiği, diğer zırhlı araçlar ile birlikte 23.15 - 23.30 sıralarında ilçe meydanına intikal ettikleri, M. K., N. M., Y. Y., M. T. ve İ. B.'ın askerlere sokağa çıkma yasağı kapsamında çevredeki vatandaşları evlerine göndermeleri ve açık olan iş yerlerini kapattırmaları yönünde emir verdiği, bunun üzerine askerlerin verilen emir doğrultusunda teçhizatlı olarak sivil araç ve yayaların geçişini engelleyecek şekilde ilçe merkezinin muhtelif noktalarında konuşlandıkları, çevredeki vatandaşlara sokağa çıkma yasağı olduğunu söyleyerek evlerine gitmeleri yönünde uyarıda bulundukları, açık olan iş yerlerini kapattırdıkları, bir süre sonra İ. B.'ın gelerek kışlaya dönüleceğini söylediği, bunun üzerine sanığın ve diğer 2. bölük askerlerinin zırhlı araca binerek kışlaya döndüğü, sanık M. K.'in içtima alanındaki askerlere "sıkıyönetim ilan edildiğini, bu sıkıyönetimin hükümet tarafından mı yoksa hükümete karşı olan bir grup tarafından mı yapıldığını şimdilik bilmediklerini, herkesin emirlere riayet etmesi gerektiğini, aksi halde sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanabileceklerini" söylediği, bir süre kışlada bekledikleri, akabinde emir üzerine yeniden içtima alanında toplandıkları, bu sırada ilçe meydanından silah seslerinin geldiği, sanığın ve diğer askerlerin yeniden araçlara binerek ilçe meydanına gittikleri, bu sırada kalabalık bir grubun ilçe meydanında toplanmış olduğu, vatandaşların askerlere tepki gösterdiği, tekbir getirdikleri ve "asker kışlaya" şeklinde slogan attıkları, G. Y.'in vatandaşlar ile münakaşa ettiği, bir süre sonra G. Y.'in elindeki HK33 piyade tüfeği ile vatandaşları sindirmek / dağıtmak amacıyla havaya ateş ettiği, diğer askerlere de havaya ateş etmeleri yönünde emir verdiği, bunun üzerine bir kısım askerin havaya ateş ettiği, askerler ile vatandaşlar arasında arbede yaşandığı, vatandaşların baskısı üzerine sanık ve diğer askerlerin kışlaya doğru çekilmek zorunda kaldıkları, G. Y.'in bir kısım askere nizamiye önünde beklemeleri emrini verdiği anlaşılmıştır. Sanık ... her ne kadar darbe girişiminden haberdar olmadığını, terörle mücadele zannıyla ve görev bilinciyle hareket ettiğini savunmuş ise de; rütbesi, eğitimi, mesleki tecrübesi ve sahip olduğu iletişim olanakları göz önünde bulundurulduğunda sanığın olayın gerçek mahiyetini bilebilecek durumda olması, dış dünyaya yansıyan davranışları itibariyle bir yanılgı içerisinde olmadığının anlaşılması, soruşturma ifadesinde sanık İ. B.'ın içtima alanında bulunan askerlere "ordu tarafından sıkı yönetim ilan edildi" (ordunun yönetime el koyduğunun ifade edilmek istendiği anlaşılmıştır), "gerekirse polise ve jandarmaya sıkın" (suç işleme amacını açıkça ortaya koymaktadır) şeklinde sözler söylediğini ve bu sözlerin içtima alanında bulunan tüm askerler tarafından duyulduğu beyan etmesi, bu bakımdan sanığın darbe girişimden haberdar olarak eylemlerini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı .." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının davacının vasisine ve vekiline, davalı idareye tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.