T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1529
Karar No : 2024/15041
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgelerin ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda bu kararın kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte, anılan ceza yargılaması sırasında elde edilen delil ve tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesi bakımından dikkate alınabileceği açıktır.
Bu bağlamda, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanık ...'in, FETÖ PDY Silahlı Terör Örgütünün hava kuvvetleri komutanlığı astsubay mahrem yapılanması bünyesinde sivil mahrem imam olarak faaliyet gösteren ve örgüt içi iletişimde M.A. adına kayıtlı ... nolu operasyonel GSM hattını kullandığı istihbari araştırmalar ve kolluk araştırmaları sonucu tespit olunan sivil mahrem imam C.S. ile ... nolu ankesör kartı üzerinden değişik tarihlerde 8 defa yine ... nolu ankesör kartı ile 4 defa örgütsel iletişime geçtiği hususlarının tespit edildiği, yine ... ve ... nolu ankesör kartlarının kullanıldığı yer bilgileri ile sanığın kendi adına kayıtlı ve kendisi tarafından kullanıldığı değerlendirilen ... ve ... GSM hatlarının baz bilgilerinin de defaten kesiştiği hususunun HTS baz veri incelemeleri ve BTİK'dan gelen veriler üzerinde yapılan analiz çalışmaları ile doğrulandığı, Askeri sivil mahrem imam C.S. isimli şahsın operasyonel GSM hattı ve adına kayıtlı şahsi GSM hattı olan ... nolu hattı ile sanığın kullandığı ... nolu GSM hattının 6 defa, ... nolu GSM hattının ise 27 defa ortak baz sinyali verdiği, yine M.A. adına kayıtlı olup askeri sivil mahrem imam C.S. tarafından kullanıldığı tespit olunan ... nolu operasyonel GSM hattı ile sanığa ait ... nolu GSM hattının 1 defa, yine sanığa ait ... ile 6 defa ortak baz sinyali verdiği, askeri sivil mahrem imam C.S.'ın ... nolu şahsi GSM hattı ile sanığın kullandığı ... nolu GSM hattının 3 defa ortak baz sinyali verdiğinin tespit edildiği, ... Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında ... modülünde yapılan araştırmada sanık hakkında ... C.Başsavcılığında aynı suç isnadı ile ifade veren Y.M.'in ifadesinde sanık ile ilgili olarak "Diyarbakır'da sanık ... ile misafirhanede kaldıklarını, bir telefon geldiğini, sanık ...'ın ... isimli bir şahıs seninle görüşecek diyerek telefonu kendisine uzattığını, ... isimli şahsın daha önceden tanıdığı örgüt mensubu ... isimli şahsın kendisine söylediği kişi olduğunu, daha sonra öğretmen olan ... isimli kişi ile görüştüklerini, Diyarbakır'da sohbete gittiklerini, ... isimli şahsın kendisini İbrahim isimli başka bir öğretmene devrettiğini..." şeklinde beyanda bulunduğu, ..." tespitleri dikkate alındığında, örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu anlaşılan davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.