T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2068
Karar No : 2024/15044
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgelerin ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda bu kararın kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte, anılan ceza yargılaması sırasında elde edilen delil ve tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesi bakımından dikkate alınabileceği açıktır.
Bu bağlamda, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanığın Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görevli tamamına yakını kendisi gibi astsubay olan 19 kişi ile birçok farklı tarihte bazen aynı kişi ile 7 farklı tarihte olacak şekilde ankesörlü telefonlardan ardışık olarak aranması ... Tanık olarak dinlenen M.E. beyanlarında özetle; Örgüt içerisinde askerlerden sorumlu mahrem abilik yaptığını, 2011 yılının sonundan 2012 yılının Nisan ayına kadar yaklaşık 5-6 ay kadar sanığın mahrem abiliğini bizzat kendisinin yaptığını, sanığın ve iki ev arkadaşının abiliğini ... kod adlı mahrem imamdan devraldığını, örgüt için sanıktan bizzat himmet aldığını, 2012 yılı Nisan ayında sanığı ... kod adlı S.Ü. isimli mahrem abiye devrettiğini, sanığın sonra bu evden ayrılarak başka bir eve taşındığını, sanığın yeni evinede 1-2 kez gittiğini, önceki evdeki faaliyetlerin aynısını yeni evdede aynen sürdürdüklerini, ankesörlü telefonlardan sanığı arayarak irtibat kurduğunu, sohbetlerde sanığa Fethullah Gülen kitaplarını okuyup CD'lerini izlettiğini beyan etmiştir. ..." tespitleri dikkate alındığında, örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, mahrem sorumlu ile irtibat kurduğu, himmet verdiği, örgütsel toplantılara katıldığı anlaşılan davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.