T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2244
Karar No : 2024/15302
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:.Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, hakkında yürütülen ceza davasında, beraat kararı verildiği, anılan kararda davadaki samimi beyanların irtibat ve iltisaka dayanak alınamayacağının ortaya konulduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile olan bağlantısını 17/25 Aralık 2013 süreci öncesinde kopardığı, 1995 yılında kurulmuş kısa ve zayıf bir bağın 25 yıl sonra silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisak olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu. anılan örgütün hain emellerinin ancak ilk defa 17/25 Aralık 2013 sürecinde ortaya çıktığı, 2010 yılında reddettiği son görüşme teklifi dışında bu yapı ile hiçbir şekilde ilişki kurmadığı, çocuk yaşta iken bir iki defa evlerine ders çalışmaya gitme dışında bir eylemi olmadığı, sonrasında birkaç yılda bir ankesörlü telefondan aranılarak rahatsız edildiği, kendisinin bu aramalarda görüşmek istemediğini beyan ettiği, bu aramaların 2010 yılından sonra tamamen kesildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici (35.) maddenin (B) fıkrasında yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır. Ancak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan eylemlerin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sırasında davacının samimi ikrarda bulunması işlemin tesisinde belirleyici olan olgularla ilgili çekişmeli durumu ortadan kaldırmaktadır.
Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçu isnadıyla yürütülen ceza kovuşturması neticesinde hakkında ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarihli ve E:..., K:... sayılı beraat kararı verildiği, anılan kararın istiinaf kararı ile kesinleştiği anlaşılmış olup, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"....Sanıkla ilgili Bursa CBS tarafından yaptırılan 22.01.2019 tarihli "Analiz Raporu"nda; sanığın, Bursa ilinde 03.10.2010 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Astsubay V. B. ile birlikte sabit/ankesörlü telefondan ardışık olarak arandığının tespit edildiği ve yine adı geçen şahsın da aynı soruşturma dosyası kapsamında gözaltına alındığı, sanığın, FETÖ/PDY Terör Örgütüne yönelik olarak 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında emniyet birimlerince hakkında adli işlem yapılmış olan 14 kişi (B. K., Y. E. T., A. S., O. B., B. A., H. K., R. D., F. Ç., E. E., M. K., H.Ç., Ö. Ş., Y. E., A. Ç. isimli şahıslarla) ile irtibatlı olduğunun tespit edildiği (...) Sanık... Mahkememizdeki 26/09/2019 tarihli savunmasında : "...Ben Kuzey Irak'tan döndükten sonra gözaltına alındım, tutuklanma korkusu ve ailemde uzak kalma endişesiyle etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğimi söyleyip beyanlarda bulundum, ancak bu beyanlarım doğrudur fakat ben suç işlediğimi düşünmüyorum, bu yüzden de etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemiyorum, 1995 yılında Ankara Keçiören'de camide yemek dağıtılırken orada ... isimli birisiyle tanıştım, bu kişi Fetullahçıydı, bu yemeği de onlar dağıtıyordu, daha sonra bu şahıslar bizim yaşadığımız yerde bulunan oyun alanlarına gelip bizimle oyun oynayıp iletişim kurdular, ertesi cuma namazından sonra camiye yakın bir eve bizi davet ettiler, biz de gittik, yanımda mahalleden arkadaşlarım vardı, biz bu evde yemek yedik başka bir şey yapmadık çıktık, ertesi gün tekrar bu eve gittik, o gün M. A. isimli bir şahısla tanıştık, onun abisiyle babam emniyet mensubu olduğu için yakınlık kurduk, daha sonra bizi Keçiören'de başka bir eve götürdüler, ... adlı şahıs bu evde kaldığını bize de bu eve gelip ders çalıştıracağını söylediler, 2-3 günde bir bu eve ders çalışmaya gidiyorduk, bir müddet ders çalıştıktan sonra öncelikle dini konulardan bahsetmeye başladılar, daha sonra Fetullah Gülen'in kitaplarından bahsetmeye başladılar, bu böyle 2-3 ay civarında devam etti, Fetullah GÜLEN'in kaseti dinlenirken o evde bulunan kişiler ağlıyorlardı, ben de istemsiz olarak gülünce bana kızdılar, bu evde bulunan ... ya da ... isimli kişi askeri veya polis okullarına girip girmeyceğimi sordu, ben de istediğimi söyledim, bana yetişmediğimi söyledi o okullarda bozulacağımı ve girmemem gerektiğini söyledi, daha sonra oradan ayrıldım, buraya gittiğimi öğrenen babam beni dövdü ve ben de bu evlere bir daha gitmedim, fakat M. A. ile görüşmem devam etti, daha sonra askeri okul sınavlarına hazırlanırken bana M. A. harp okuluna girmemi bu sınava hazırlayabileceklerini söyledi, ancak ben bunu kabul etmedim, kendim çalışarak Çankırı Astsubay okulunu kazandım, daha sonra kayıt oldum, daha sonra çarşıda izindeyken ... adlı şahsın beni takip ettiğini gördüm, sürekli takip etmesinden rahatsız olduğumdan yanına gidip konuştum ve bana ertesi gün Çankırı mezarlığına gelmemi söyledi, ben de gider kendisi ile görüşmek istemediğimi ve irtibatımı da koparmak için oraya gittim, bana namaz kılıp kılmadığımı sordu, bir de H. Y. isimli bir devrem olduğun ve onunla görüşmem gerektiğini söyledi, ben de okulumda onu buldum konuştuk ve onlarla görüşmek istemediğimizi konuşunca irtibatımızı koparttık, bir daha birbirimizle de görüşmedik, okuldan mezun olana kadar hiç kimseyi görmedim, Ankara Etimesgut okulna gittim ve orada da kimseyle görüşmedim, daha sonra Kars'a tayin oldum, buraya gittikten sonra ... isimli kişi sabit hattan beni aradı, halimi hatırmı namaz kılıp kılmadığımı sorup yüz yüze görüşmek istediğini söyledi, ben görüşmek istemediğim söyledim, daha sonra M. A. isimli şahıs beni aradı, ... ile niye görüşüp görüşmediğimi sordu, telefon numaramı M. A.'nın verdiğini düşündüğümden bundan sonra M. ile de bir daha görüşmedim, 2010 yılında beni ... ve ismini hatırlamdığım başka bir şahıs aradı, ben görüşmek istemediğimi söyledim, bundan sonra da beni kimse aramadı ve kimse ile de görüşmedim,." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.