T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/296
Karar No : 2024/14244
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme", "Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma", ve Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme" suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve anılan Mahkemenin kararıyla hapis cezasıyla cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasının sadece bu haliyle davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 30/06/2021 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Pilot Kurmay Binbaşı rütbesi ile öğretim görevlisi olduğu, 14.07.2016 günü saat: 21.04’te Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 9 darbeci askerin katılımı ile icra edilen, darbeye yönelik hazırlık toplantısı olduğu değerlendirilen toplantıya katıldığı, 15.07.2016 saat: 00.06’da Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğüne girdiği ve saat: 00.23’te çıktığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile düzenlenen darbeye yönelik son koordinasyon toplantısı olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbe girişimi esnasında yapılan toplantının görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi ile ilgili olduğu, Harp Akademileri Komutanlığı Nöbetçi Amir Yardımcısı nöbet listesinde 15.07.2016 tarihinde Nöbetçi Amir Yardımcısı olmasına rağmen usule ve Harp Akademileri Nöbet Yönergesine aykırı olarak nöbetini öğleden sonra sanık M.B.'ye devrettiği, bu konuyla ilgili herhangi bir nöbet değişim formu, dilekçesi veya sözlü beyanın bulunmadığı, ... usulsüz nöbet değişiminin Darbe girişimi kapsamında planlandığı, soruşturma kapsamında olay tutanaklarından, alınan ifadelerden, kamera görüntüleri ve fotoğraf teşhislerinden sanık ...’nın olay gecesi Hava Harp Akademisi Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yapılan Darbe görevlendirmeleri neticesinde Harp Akademileri Komutanlığından 2 sivil araç ile silahlı, teçhizatlı ve resmi kıyafetli olarak diğer sanıklar ... ile birlikte Darbe girişimine katılmak, Darbe girişiminde bulunanlara destek olmak amacı ile akademi dışına çıkış yaptığı, darbeci askerlerce kapatılmış olan 15 Temmuz Şehitler köprüsündeki darbeci askerlerin sorumluları ile görüşüp, kolayca karşıya geçtiği, Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerine ulaşamadığı, beyanlara göre Ataşehir civarlarında trafiğin kapanması üzerine geri dönerek 15 Temmuz Şehitler köprüsü girişine geldiği, daha sonra sanık Ö.K. ile yaptığı telefon görüşmesi neticesinde diğer sanık Ö.K.’nin yönlendirmesi ile Nakkaştepe civarlarında kendilerini almak için gelen sanık K.Y. idaresindeki helikoptere diğer sanıklar M.P., M.K. ve F.Ö. ile binerek buradan Hava Harp Okuluna geçiş yaptığı, Harp Akademileri Komutanlığı görevlilerince tanzim edilen 01.08.2016 tarihli tutanakta sanık ...’nın 15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı VİP askeri bölümünde görüntülerinin olduğu, ayrıca olay gecesi helikopter ile darbeci askerleri işgal bölgelerine taşıyan sanık K.Y.’nin kollukta yaptığı fotoğraf teşhisinde sanık ...'yı fotoğrafından teşhis ederek 16.07.2016 günü saat yaklaşık 04:00 sıralarında 1. Köprünün Anadolu Yakası kısmında...’un evine yakın üç yol gibi bir yere iniş yapıp, toplam 4 askeri personeli helikoptere alarak o bölgeden uzaklaştığını, aldığı askeri personelden birisinin sanık ... olduğunu ifade ettiği,
..." yönündeki tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.