T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/299
Karar No : 2024/14245
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Huk. Müş. ...
İstemin Özeti : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında "babası FETÖ/PDY'ye müzahir Esişder (Eskişehir İşçiler Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği) üyesi olduğu ve 2005 yılında açılmış hesabın bulunduğu" denilmişse de davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan yine İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında ceza soruşturmasının devam ettiği hususu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... tanık O.G.'nin beyanlarında görüldüğü üzere sanığın, kendisinin düzenlemiş olduğu İzmir ilinde örgüte ait toplantılara katıldığını ve sanıkla mahrem abi olarak ilgilendiğini, ... kendisinin öğretmen ve ...'in müdür yardımcısı pozisyonunda olduğunu, sanık ... ile beraber ..., ..., ... ve...isimli şahısların da görüşmelere geldiğini ve bu şahıslarla 2014 yılına kadar düzenli olarak görüştüğünü, ... kendilerine ev arkadaşı seçmek için pilotaj eğitimin bulunan devre arkadaşlarının isimlerinin okunduğunu ve sanığın da bu isimler arasında yer aldıklarını beyan ettikleri, ... sanık ile ardışık arandığı tespit edilen E.U. isimli asker şahsın yine tanıklan A., H.Ş. ve Ö.O.'nun vermiş olduğu isim listesinde adının geçtiği, her ne kadar sanık hakkında bir ardışık arama tespit edilmiş ise de tanık O.G.'nin alınan beyanlarında sanık ve diğer asker şahıslarla düzenli olarak tam katılım halinde görüştüklerini ve bu yüzden ankesörlü hatlardan aksi bir durum olmadıkça arama ihtiyacı duymadığını beyan ettiği,..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.