T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3895
Karar No : 2024/15090
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ silahlı terör örgütünün üyesi değil mağduru olduğu, ceza yargılamasında samimi bir şekilde örgütle ilgili bütün bildiklerini anlattığı, tanıklar dinlenmeden eksik incelemeyle mahkumiyetine karar verildiği, lehine olan delillerin değerlendirilmediği, işlendiği zaman kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği, ceza almasına ve kamu görevinden çıkarılmasına sebep olan ankesörlü telefon hattından aranmasının içeriğinin tespit edilemediği, tanık beyanlarıyla desteklenmeyen bu delilin hükme esas alınamayacağı, iletişimin tespiti tedbirinin ancak bir şüpheli veya sanık hakkında uygulanabileceği, hakkında herhangi bir suçlama bulunmayan döneme ilişkin HTS kayıtlarının hukuka aykırı bir delil olacağı ve hükme esas alınamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak davacının 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanığın (davacının) örgüt içerisinde yer aldığı, Hava Kuvvetleri'nde teğmen olarak görev yapan sanığın kendi anlatımları ile sabit olduğu üzere; örgütle öğrencilik yıllarında tanıştığı, sanığın Emrah kod isimli kişi tarafından örgütle tanıştırıldığı, örgütün kişileri askeri sınavlara hazırladığı öğrenci evlerine gidip geldiği, bu evlerde askeri okullara hazırlandığı, bu evlerde ... Kod ismini kullandığı, askeri okul sınavlarını kazandıktan sonra da sanığın örgütle bağını devam ettirdiği, görüşmelerin ankesörlü telefon üzerinden yapılan görüşmelerle ayarlandığı, sanığın kullanmış olduğu hattın 18/05/2011, 25/11/2011, 19/06/2011 ve 22/11/2014 tarihlerinde sabit hatlardan örgüt üyeleri tarafından ardışık olarak arandığı, söz konusu aramaların örgütsel amaçlı yapılan aramalar olduğu, zira gerek yapılan soruşturmalarla gerekse de etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanda bulunan asker şahısların ifade ettiği üzere gerçekleştirilen aramaların deşifre olmamak için tedbir amaçlı örgüt içerisinde kullanılan bir yöntem olduğu, dolayısıyla tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın askeri mahrem yapılanmasında hiyerarşik yapıya dahil olarak görev aldığı, kendisinden sorumlu olan kişilerden emir ve talimat aldığı, örgüt içi gizlilik gereği sabit hatlardan ardışık olarak arandığı .." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.