T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4059
Karar No : 2025/4685
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğunu bildiği kişilerin ismini ceza yargılamasında söylediği, ikrar mahiyetinde beyanın olmadığı, ankesör aramalarının örgüt tarafından kendi yanlarına çekmek için yapıldığı ancak cevaplamadığı, örgütsel bir faaliyette bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla beraber, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"...tüm dosya kapsamından sanığın aşamalardaki ikrar mahiyetindeki beyanları ile yapı içerisinde bulunduğu, Ortaokulda okurken yapıyla tanıştıktan sonra FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'nün yönlendirmesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, hem sivil ve askeri öğrencilik döneminde hemde asker olarak görev yaptığı dönemde örgütsel faaliyetlere iştirak ettiğinin kendi anlatımları ile de somutlaştırdığı eylemlerle anlaşılmasının yanı sıra tanıklar A. Ç., S. A., M. D. ve C. İ.nin beyanları itibariye de sanığın örgüt içerisinde bulunduğunun açıkça anlaşıldığı, örgütte bulunduğu konum ve süre itibariyle örgüt içerisindeki konum ve hiyerarşisi ile uygun olacak bir biçimde örgütle hangi tarihte ve nasıl tanıştığını, hangi tarihler arasında örgüt içerisinde ne tür faaliyetlerde bulunduğunu, Ortaokul döneminde son sınıfta okurken örgğte ait olan Maltepe Dershanesine gitmesiyle tanıştığını belirttiği örgüt ile ilgili olarak bu dönemden başlayıp Ankar'ya Genel Kurmay Başkanlığı Genel Kurmay Özel kalemde idari işler astsubayı olarak atamasının yapılmasıyla irtibatını kestiğini ve örgütten ayrıldığını beyan ettiği 2014 yılı Haziran ayını kapsayan yıllar içerisinde bulunduğu örgütsel faaliyetler ve kendisi ile birlikte hangi şahısların (kod adı belirterek) bu faaliyetler içerisinde bulunduğu konularında bilgi verdiği ve kolluk aşamasında teşhiste bulunduğu, etkin pişmanlıktan yararlanma talebi kapsamında verdiği beyanlarda, söz konusu yapıyla ilk olarak hangi dönemde ve nasıl tanıştığı, örgüte ait evlere gittiği, bu dönemde kendilerinden sorumlu kişilerin kimler olduğu, bu evlerde kendilerinden sorumlu şahıslarla ne tür faaliyetler icra ettikleri, zamanla örgüt elebaşısının kitaplarını okuyup videolarını izledikleri, örgütsel etkinliklere katıldığı, askeri sınavlara örgüte ait evlerde hazırlandığı, uyması gereken tedbirlerin neler olduğu, okulda ve mesleğini icra ederken nasıl davranmaları gerektiği, tanıdığı askeri personellerle ilgili bağlı olduğu mahrem imamlara bilgiler verdiği, Askeri Lise Astsubay Okulu'nda okurken örgütle irtibatını devam ettirdiği, örgütün sivil mahrem imamlarıyla ankesörlü/sabit hatlarla iletişim kurduğu, okuldan mezun olduktan sonra görev yaptığı süre içerisinde de örgütsel toplantılara katıldığı, zamanla başka sivil mahrem imamlara devredildikleri, özellikle örgütün askeri mahrem yapılanması hakkında anlatımlarda bulunduğu, sonra ki aşamalarda beyanlarından dönmediği ve etkin pişmanlıktan yararlanma talebinin olduğunu ifade ettiği; bu itibarla gerek kendi beyanları, gerek tanık anlatımları, gerekse dosyada mevcut delillerden sanığın terör örgütü ile organik bağ içerisinde süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz edecek eylemlerde bulunduğu..." tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.