T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4332
Karar No : 2024/15913
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4'üncü maddesi 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdarece ileride gerçekleşme ihtimali olan olay ve olgulara göre işlem tesis edilemeyeceği, kamu görevinden çıkarıldıktan sonra başlatılan soruşturma ve kovuşturmadaki iddialara dayanılarak davasının reddine karar verildiği, kardeşinin ve annesinin Bank Asya'da hesabının bulunmasının kendisi aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınamayacağı, örgütle irtibatına ilişkin somut bir delil ve tespit bulunmadığı, herhangi bir soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılarak masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davanın reddine ilişkin kararda davacının 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında büfelerde kullanılan ankesörlü hatlardan iletişim kaydı bulunduğundan bahisle hakkında... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasından kovuşturmanın devam ettiği tespitine yer verilmiş ise de, anılan dosyadan ...tarih ve K:... sayılı karar ile davacı hakkında beraat kararı verildikten sonra, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine söz konusu kararın kaldırılarak davacının mahkumiyetine karar verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "... sanığın (davacının) Hava Kuvvetleri Komutanlığında Astsubay olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan sanığın ankesörlü ve sabit hatlardan arandığına dair kayıtlar dikkate alındığında 12/02/2012 ile 04/09/2014 tarihleri arasında ...numaralı telefon hattının Ankara ve Amasya illerinde bulunan ankesörlü/sabit hatlardan aranma kayıtlarının bulunduğu görülmüştür... Dosyanın istinaf incelemesi sırasında UYAP Bilişim Sisteminden Ü.K isimli kişinin beyanının bulunduğu belirlenmiş, ... ve tanık olarak dinlenilmiştir. Ü.K sanığı tanıdığını sanıkla tahmini 2006-2012 yılları arasında Ankara'da Hava Kuvvetleri Komutanlığında birlikte görev yaptıklarını, o dönemde ismini ... olarak bildiği ve öğretmen olan örgüt mensubu kişi ile 15 günde bir düzenli şekilde Nato yolunun arka taraftaki bir yerde buluştuklarını, buraya sanıkla birlikte S.K isimli arkadaşlarının da katıldığını, burada dini içerikli sohbetler yapıldığını, bu sohbetlerden sonra istihbari amaçlı sorular sorulabildiğini ve bu nedenle rahatsızlık duyduğunu, bunun yanında bir başka arkadaşı ile ilgili kendisinden sahte belge düzenlenmesinin istenilmesine tepki göstermesi karşısında yapıdan soğuduğunu ve 2011 yılından sonra yüzde doksan oranında irtibatını kestiğini, kendisinin ayrıldığı 2011 yılına kadar sanığın bu toplantılara geldiğini, SEGBİS ekranında gördüğü kişinin sanık olduğunu, sanıkla birlikte gittikleri bu sohbetlerde sanığın devlet aleyhine olabilecek bir tutum ve davranışını görmediğini, dini amaçlarla bu sohbetlere katıldıklarını ifade ederek etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanlarını tekrar etmiştir. Bu tanığın beyanlarında ismi geçen ve dairemizce tanık olarak dinlenilen S.K ise beyanında 2006-2010 arası Hava Kuvvetleri Komutanlığında sanıkla birlikte çalışmaları nedeni ile tanıdığını, özel hayatına ve örgüt mensubiyetine dair bilgisi bulunmadığını, kendisi hakkında aynı suçlamadan verilen beraat kararının bozulması nedeni ile hakkında yargılamanın devam ettiğini, Ü.K' ı da tanıdığını, Ü.K'ın beyanlarını kabul etmediğini, ... isimli bir kişiyi tanımadığını, Nato yolunun arka tarafında olduğu belirtilen bir evde bu kişilerle buluşmadığı gibi sanık ve Ü.K ile herhangi bir örgüt toplantısına katılmadığını ifade ettiği görülmüştür. Ü.K hakkında UYAP Bilişim Sisteminden temin edilen ve Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... esas sayılı kamu davasına konu iddianame içeriğinde yer verilen adı geçenin kendi soruşturmasındaki kolluk beyanında da Astsubay arkadaşları M.Ö ve S.K isimli şahısların da kendisi ile birlikte 2006 yılından 2011 yılına kadar öğretmen olduğunu bildiği ... isimli kişi ile sohbetlere katıldıklarını, 2007 yılının sonlarına doğru dini konular dışında iş yerindeki askeri personel hakkında dedikodu türünden konuşmalarda yapıldığını belirtir beyanda bulunduğunun ve buna Ü.K'a ilişkin iddianamede yer verildiği görülmüştür. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde tanık Ü.K'ın kendisi hakkındaki soruşturma aşamasından başlamak sureti ile vermiş olduğu ifade ve tanıklık beyanında yer, zaman, kişi ve somut olaylar belirtmek sureti ile verdiği beyanlarının belirtilen diğer tanık beyanları karşısında üste tutulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, adı geçen bu kişinin beyanları muteber görülmüş, sanık ve müdafiinin aksi yönündeki savunmaları suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olarak kabul edilmiştir. Sanık hakkındaki dosyada bulunan ankesörlü/sabit hatlardan aranmaya ilişkin kayıtlar tanık beyanı ile somutlaştırılmıştır. Sanığın savunmalarında yer aldığı üzere örgüt bağlantılı olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmayan Samanyolu isimli televizyon kanalının paketten memnun kalmamasından dolayı Digitürk isimli platformdan iptal ettirdiği yönündeki beyanının da, sanığın sempatisini ortaya koyan düzeyde olduğu .." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.