T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5266
Karar No : 2024/19489
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-a. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil yargılanma ile gerekçeli karar ve mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiği, bozma kararından sonra hakkında ceza davasının devam ettiği, ceza davası sonucu beklenilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Olay gecesi ... Mekanize Tugayı Batı Kışla Destek Taburunun Tabur komutan vekili olan Binbaşı F.D' nin Tugay Komutanı A.A ile Tugay Karargahında toplantı yaptıkları, bu toplantıda A.A'nın sıkı yönetim ilan edildiğini sözlü olarak tebliğ ettiği, toplantıdan sonra kendisine verilen emirler (belediye başkanını alıp belediye binasından anonsta bulunmak - Paşaçayır yolunu emniyete almak - Kazım Karabekir kışla ve lojmanlarını muhafaza altına almak) doğrultusunda saat 23.00 - 23.30 sıralarında birlik komutanlarını kendi odasında toplantıya çağırdığı, Toplantıya Üsteğmen M.Ş.Ü (dosya dışı), MEBS Bölük Komutanı Yüzbaşı ..., Hava Savunma Füze Bölük Komutanı Üsteğmen S.D, İstihkam Bölük Komutanı Üsteğmen E.Ç, Keşif Bölük Komutanı Yüzbaşı S.Ç, MEBS Bölüğünde Takım Komutanı Üsteğmen Z.A, MEBS Bölüğünden Teğmen E.K'nin katıldığı, bu toplantıda Binbaşı F.D'nin “Genelkurmaydan gelen emirle sıkıyönetim ilan edildi” dediği, yine İstihkam, Keşif ve TOW Bölüğünden 6 araç hazırlanması, içlerinde 5-6 personelin bulunması ve bu araçların AMK (Acil Müdahale Kuvveti) Binasının bulunduğu yere gelmesi yönünde emir verdiği, sanık ...'a “zırhlı araç çıkartabilir misin?” şeklinde sorduğu, araç şoförü olmadığından çıkaramayacağını söylemesi üzerine üsteğmen S.K'ya aynı soruyu sorduğu, Binbaşı F.D'nin toplantıda sanıklardan Z.A'ya birlikle belediye başkanını almaya gideceklerini söylediği, sanık ...’e de kışlanın emniyetini alması yönünde emir verdiği, toplantı bittikten sonra kapının önüne çıktıkları, saat 00:00 sıralarında sanığın bölüğündeki askerlerden boş şarjörlerini getirmelerini istediği, ve Üsteğmen Z.A'ya ‘AMM DEN MÜHİMMAT ALIN GELİN’ şeklinde söyleyerek mühimmat almalarını istediği, akabinde üsteğmen sanık Z.A’nın, belediye başkanını gözaltına almaya giderken sanık ...’in MEBS bölüğünden astsubaylar Ö.B, U.K, uzman çavuş T.I ve personelin yetersiz olduğunu söyleyerek TOW Bölüğünden olmasına rağmen İ.T’yi yanlarında görevlendirdiği, bu personelin sanık M.B ile birlikte land araca binerek Kars belediye başkanını teslim ve gözaltına almak üzere dışarı çıktıkları (Ö.B, T.I ve U.K'nin beyanlarından anlaşılmıştır.), -belediye başkanını almaya giden söz konusu ekip saat 01.30 sıralarında Binbaşı F.D, Teğmen E.K ve 2 zırhlı aracın katılımıyla belediye binasının önüne gelerek belediye anons merkezinden TSK'nın yönetime el koyduğu, sokağa çıkma yasağının ilan edildiği yönünde anonslar yaparak halkla karşı karşıya gelmişlerdir.- sanığın (davacının) kışlada sanık S.D ile birlikte haberleri takip ederken Cumhurbaşkanı ve başbakanın açıklamalarını gördüğü, akabinde sanığın (davacının) karargahı ve Kolorduyu arayıp bilgi almaya çalıştığı, saat 03:00 - 03:30 sıralarında kışla dışına çıkan bir kısım zırhlı araçların personelleriyle birlikte kışlaya geri döndükleri, Binbaşı F.D gözaltına alındıktan sonra sanığın (davacının) emir komutayı devraldığı ve nizamiyeler bölgesine geldiği, burada iken Kurmay Başkanı S.P (Mahkememizin 2017/23 Esas sayılı dosya sanığı olup TCK 309/1 maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almıştır, dosyası Yargıtay incelemesindedir) ile telefonla görüştüğü, tanık M.Ö'nün savcılık ve Mahkeme huzurundaki beyanlarından anlaşılacağı üzere söz konusu görüşmede S.P'nin sanığa (davacıya) emir verdiği, sanığın (davacının) da "komutanım ben araçları hazırlattım, yalnız Valilik Konutunun bulunduğu kavşak kamyonlarla kapalı ben iş makineleriyla yolları açacağım ve gelmeye çalışacağım" dediği, tanık M.'nin kendisine emri yerine getirmeyin komutanım demesine rağmen "polis kışlaya girerse hepimiz gideriz" şeklinde cevap verdiği, bu aşamadan sonra sanığın (davacının) savunmasında belirttiği gibi kışla dışında bulunan araçları geri çağırmaya çalışmadığı, akabinde sanığın (davacının) saat 03:45 ve 03:55'te Keşif Bölüğünden Teğmen Ş.Ç'yi aradığı (Ş.Ç emrindeki zırhlı araçla Kazımkarabeki kışlası etrafında konuşlanmış olup sanık (davacı) kendisini aramadan önce saat 03:30'da gözaltına alınmıştır. sanık E.Ç. Mahkememizin 18/12/2019 tarihli duruşmasında söz konusu görüşmede sanık ...'ın gözaltına alınan Ş.Ç'ye polise karşı silah kullanma yetkilerinin olduğunu söylediği iddiasında bulunmuştur. Sanığın (davacının) aradığı saat itibariyle Ş.Ç gözaltında olması nedeniyle darbe girişiminin icrasına yönelik emir vermiş olduğu hususu kuvvetle muhtemel ise de, bozma sonrası sanık Ş.Ç dinlenemediğinden sanık (davacı) hakkındaki bu iddiaya yönelik beyanı tespit edilememiştir.) akabinde saat 04:00 sıralarında sanığın (davacının) İstihkam bölük komutanı Üsteğmen E.Ç'yi cep telefonundan aradığı, E.Ç'in kendisine araçların geri dönmesi için emir verdiğini söylediği, sanığın (davacının) da da tafics'ten görüşelim dediği, E.Ç'nin Teğmen G.M ile birlikte tafics'in bulunduğu yere gittiklerinde sanık ...’ı tafics'ten aradığı, yapmış olduğukları görüşmede sanık ...'ın E.Ç'ye “yanlış bilgilendirme var, faaliyet devam ediyor, araçlarınızı ve personelinizi her an çıkartacak şekilde hazırlayın, Erzurum’a gidilebilir” dediği, bu konuşmayı E.Ç'nin yanında bulunan G.M'nin de duyduğu, ancak E.Ç'nin söz konusu emre uymayarak araçları geri çıkarmadığı, sanığın (davacının) saat 05.00 sıralarında kışlaya geri gelen ZPT'lerdeki askerlere "dozer ve çekici araçlarını alın ikmalinizi yapın bu araçları nizamiyeye götürün" dediği, söz konusu askerlerin de verilen emre uyarak gerekli yakıt ikmalini yaptıkları ve saat 08:00'a kadar nizamiyeye yakın bir yerde giriş çıkışı engellemeyecek şekilde park ederek bekledikleri (Sanıklar Y.Ş ve A.A.K'nin beyanlarından anlaşılmıştır.) anlaşılmıştır. Sanık ... her ne kadar darbe girişiminden haberdar olmadığını, terörle mücadele zannıyla ve görev bilinciyle hareket ettiğini savunmuş ise de; Binbaşı F.D'nin saat 23:00 - 23:30 sıralarında sanığın (davacının) da aralarında bulunduğu birlik komutanlarıyla yapmış olduğu toplantıda “Genelkurmaydan gelen emirle sıkıyönetim ilan edildi” (ordunun yönetime el koyduğunun ifade edilmek istendiği anlaşılmıştır), şeklindeki sözlerini duyduğunun ve akabinde darbenin icrasına yönelik emirleri (Belediye başkanının alınması gibi) duyduğunun sabit olması, toplantı sonrası televizyondan İstanbul Boğaz köprüsünün darbeci askerler tarafından kapatıldığını öğrenmesi ve Başbakan ile Cumhurbaşkanının açıklamalarını duymuş olması, sanığın (davacının) eylemini gerçekleştirdiği yer ve zaman ile sahip olduğu iletişim imkanları, rütbesi, eğitimi, mesleki tecrübesi ve dış dünyaya yansıyan davranışları nazara alındığında olayın gerçek mahiyetini bilmemesinin mümkün olmaması, verilen emirlerin hizmete müteallik olup olmadığını bilebilecek ve sorgulayabilecek durumda olması karşısında, sanığın (davacının) suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında iradi ve kasti olarak gerçekleştirdiği... Ülke genelinde meydana gelen Anayasayı İhlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleri ile illi bir değer taşıyan, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan "darbe girişimi kapsamında ilan edilen sözde sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağını hayata geçirmek maksadıyla kendisine verilen emirler doğrultusunda kışla emniyetini alması, belediye başkanını almaya giden ekibe personel takviyesi yapması, Binbaşı F.D gözaltına alındıktan sonra emir komutayı devralmasına rağmen kışla dışındaki astlarını geri çağırmaması, bilakis Kurmay Başkanı S.P'den almış olduğu emirleri yerine getirmeye çalışması, bu kapsamda istihkam bölük komutanı E.Ç'ye saat 04:00'dan sonra emirlerin hala geçerli olduğunu belirtip kışlaya dönen askerlerin tekrardan kışla dışına çıkmaları yönünde emir vermesi" şeklindeki icra hareketlerini gerçekleştiren, suçun icrasında üstlendiği rol ile suçun icrasına ilişkin etkin ve fonksiyonel katkısı göz önünde bulundurulduğunda icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan fiil üzerinde ortak hakimiyet tesis ettiği... Sanığın (davacının) eyleminin bir bütün olarak Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçunu oluşturduğu..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.