T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5858
Karar No : 2024/15470
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf başvurusunun reddine dair verilen kararın usule, yasaya, hukuka ve dosya içeriğine aykırı olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılamasında tüm suçlardan ve davalardan ayrı ayrı beraat kararı verildiği, bu beraat kararına rağmen hiçbir somut gerekçe olmaksızın İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin masumiyet karinesine aykırı olduğu, davalı idarece sunulan bilgi notunda şahsı ile ilgili olmayan hususların yer aldığı, örgüt üyesi olmadığı, söz konusu örgütle irtibatının yahut iltisakının bulunmadığı, dava konusu işlemin sebep ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü;
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında "...davacı hakkında düzenlenen bilgi formunda, MİT Başkanlığı'nın yapmış olduğu çalışma neticesinde, mahrem hizmetler sınıfında görevli sivil şahıslarla operasyonel hat kullanmak suretiyle irtibatı ve iltisakı olduğu kesin olarak tespit ve teşhis edilen personel arasında yer aldığı, erkek kardeşi Ö.D.'nin 17.04.2012 tarihinde bankada açılmış hesabının olduğu, babasının 19.10.2011 tarihinde açılan hesabı bulunduğu, kendisi hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... sayılı soruşturma yürütüldüğü, ankesör kartı üzerinden FETÖ/PDY'nin Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na yönelik faaliyet gösteren mahrem yapılanmasının sivil kanadında görevli C.S. tarafından kullanılan M.A. adına kayıtlı ... nolu operasyonel GSM hattı ile iltisaklı olduğu şeklinde istihbari mahiyette bilgiler elde edildiği..." hususlarına yer verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan aile üyeleriyle ilgili tespitlerin sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi ve istihbari mahiyetteki bilgilerin somutlaştırılmaksızın karara gerekçe olarak alınması mümkün olmamakla birlikte, söz konusu istihbari mahiyetteki tespitlerin davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin...tarih ve E:..., K:... kararında somutlaştırıldığı görüldüğünden bu durum kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Bu itibarla, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan;
"...Sanık yönünden düzenlenen HTS ve ardışık arama tutanağına göre, astsubay olan sanığın 30/07/2014 günü uzman çavuş İ.Ö. ile,12.08.2015 günü astsubay B.D., uzman çavuş İ.Ö. ve astsubay R.D. ile, 15.08.2015 günü astsubay R.D. ile ardışık ve periyodik olacak şekilde arandığı, tanık B.D.'nin de kendisinin ... kod isimli örgüt üyesi tarafından sabit hattan aradığını beyan ettiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından 14/12/2021 tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ile davalı idarece 27/10/2021 tarihinde sunulan temyiz savunma dilekçesi ekinde yer alan bilgi ve belgelerin tarafına sunulması talep edilmişse de, söz konusu bilgi ve belgelerin davacı hakkında yürütülen adli soruşturma ve kovuşturma bilgileri ile bu soruşturma ve kovuşturma içeriğine yönelik olduğu, bu hususların davacıya tebliğinin daha önceden yapıldığı ve davacı tarafından ilgili hususların bilindiği görüldüğünden, davacının bu talebine itibar edilmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.