T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5899
Karar No : 2024/15365
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem sebebiyle uğradığı zararların ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Öğrencilik yıllarında derslerine yardımcı olmaları için FETÖ/PDY terör örgütü mensubu kişilerle görüştüğü, bu görüşmelerin olduğu tarihlerde Milli Güvenlik Kurulu'nun bu yapının terör örgütü olarak kabul edildiğine ilişkin bir kararının bulunmadığı, dini saiklerle görüştüğü süreçte hiçbir olumsuz eyleme şahit olmadığı, askeri okuldan mezun olunca kendilerine yardım etmek için para istemeleri üzerine şüphe duymaya başladığı, daha sonra bu kişilerle bir daha görüşmek istemediği, buna rağmen hafta sonları aranarak rahatsız edildiği, terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, Milli Güvenlik Kurulu'nun 26 Mayıs 2016 tarihinde aldığı karardan sonraki eylemlerin değerlendirmeye alınabileceği, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylem ve işlemlerden kimsenin sorumlu tutulamayacağı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, 375 sayılı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararındaki; "...sanığın, FETÖ/PDY terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri mahrem yapılanması hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, sanığa "Halit" kod adının verildiği, örgütle bağlantılı kişilerle yapılan toplantılara katıldığı, bu kapsamda sanığın, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde eğitim gördüğü ve görev yaptığı dönemde mahrem yapı sorumlusu şahıslar ile irtibatlandırıldığı ve söz konusu şahıslar ile gizlilik esasına dayalı örgütsel içerikli görüşmeler yaptığı, sanık ile mahrem yapı sorumlusu şahıs arasındaki irtibatın, örgüt içi hücresel yapının deşifre olmaması amacıyla sabit hatlardan yapılan aramalar yoluyla kurulduğu, bu hususların; sanığın ikrarı ve ardışık aramalara ilişkin 06/09/2019 tarihli rapor delilleri ile sabit olduğu..." tespitleri değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.