T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5971
Karar No : 2024/15366
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılamasının devam ettiği, ankesörlü telefon ve sabit hatlardan yapılan aramaların ardışık ve periyodik olmadığı, ceza yargılaması sonucu beklenmeden kamu görevine son verildiği, erken terfi ettirilmediği, yurt dışı sürekli göreve gönderilmediği, karargahta çalışmayıp mahrumiyet bölgelerinde çalıştırılmasının terör örgütü tarafından korunulmadığını gösterdiği, terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, usulüne uygun alınmayan savunması yeterli görülmeyerek tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılamasının devam ettiği belirtilmiş ise de; yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...Sanık ...Deniz Kuvvetleri Komutanlığında yüzbaşı olarak görev yapmakta olup, kullanmakta olduğu... ve ...gsm hatlarına ilişkin TEM şube müdürlüğü tarafından hazırlanan tüm Türkiye üzerindeki sabit hat veri havuzundan alınan sabit hatların sorgulaması neticesinde oluşturulan 31/05/2021 tarihli ATAÇ raporunda ve Kocaeli Kom şube müdürlüğü tarafından gönderilen 04/06/2021 tarihli ankesör büfe sorgu raporu inceleme ve tespit tutanağında sanığın 2012-2013,2014 ve 2015 yılları arasında toplamda 36 kez Kocaeli, İstanbul ve Yalova illerinden arandığı tespit edilmiş, bu aramalardan İstanbul ilinden ... numaralı sabit hattan 13/07/2013 tarihinde sanıkla rütbe ve mevki yönünden uyumlu askeri personel O. A. (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yüzbaşı) ve 08/12/2013 tarihinde İstanbul ilinden ... numaralı sabit hattan sanıkla rütbe ve mevki yönünden uyumlu askeri personel R. C. (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yüzbaşı) ile uyumlu 2 grup ardışık aramasının bulunduğu, söz konusu aramaların mesai dışı aramalar olduğu tespit edilmiştir. Sanıkla ardışık arandığı iddia edilen C. E. arama tarihinde (13.07.2013) tarihinde astsubay olduğu dolayısıyla rütbe ve mevki yönünden sanıkla aynı grup içinde olmadığı şekilde değerlendirme yapılmış olup,31/05/2021 tarihli ATAÇ raporunda sanığın 23/08/2012 ve 26/08/2012 tarihlerinde İstanbul ilinden 2 aramasının şifreli kaydetme yöntemi tablosunda yer aldığı tespit edilmiştir...Sanığın aramaları değerlendirildiğinde, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin belirlemiş olduğu nitelikli kriterler göz önüne alındığında aramalar tek taraflı ve kısa süreli olması veya sadece çağrıdan ibaret bulunması, aranan askeri personelin büyük kısmının genellikle rütbe/makam olarak ve bağlı bulunduğu kuvvetlerin de denk olmaları, mahrem imamın sorumlusu olduğu asker şahıs/şahıslarla aynı ilde ikamet ettiği ve aynı ildeki sabit hatlarla iletişim kurduğunun gözetildiği, sorumlu şahsın ilgili personeli aradıktan sonra tedbir amaçlı ilgisiz ve alakasız kişileri de ankesörle arayarak bu bütün içerisinde hedeflerin kaybolmasının amaçlandığı,arama sayısı, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, mahrem imamlar tarafından gerçekleştirilen arka arkaya aramanın (ardışık arama) örgütsel amaçlı olduğuna dair karine oluşturması, aramanın mesai saatleri dışında yapılması, aramanın on beş gün, ayda veya iki ayda bir kez olmak üzere periyodik olması ve aranmaların makul görünmemesi hususları dikkate alındığında yapılan aramaların kriterlere uyduğu ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.