T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6056
Karar No : 2024/15368
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve... sayılı işleminin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...dare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağının bulunmadığı, terör örgütü ile ilgili bildiklerini anlattığı, ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği için AİHM'e başvurduğu, bu kararın hakkında hiçbir hukuki sonuç doğurmadığı, ceza yargılamasında verilen karara bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, 2008 yılında reşit değilken yapıya ait eve ücretsiz ders çalışma amacıyla gittiği, maddi imkansızlık nedeniyle eğitim almak amacıyla örgüt evlerine gittiği, devam eden süreçte dini saiklerle barınma ihtiyacını karşılamak için yapıya ait evde kaldığı, hiçbir zaman örgütsel faaliyette bulunmadığı, suç teşkil edecek eyleminin bulunmadığı, askeri öğrencilik ve atandığı senelerde tehdit edildiği, idarenin takdir yetkisini hukuka ve kamu yararına uygun olarak kullanması gerektiği, idarenin takdir yetkisi sınırlarını aşarak herhangi bir gerekçe göstermeden kamu görevinden çıkarıldığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararındaki; "...05/04/2018 tarihli inceleme tutanağında sanığın ardışık arama kaydının olduğu sanığın 26/02/2020 tarihli 2. celsede mahkememiz huzurunda askeri okulda yapının araması üzerine gittiğini beyan etmesi, sanık hakkında tanık beyanlarının olduğu, sanığın beyanlarında, ayrıntılı şekilde FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde bulunduğu dönemlere ait beyanlarının olduğu, tanık beyanlarının bu durumu desteklediği ve sanığın da tanık beyanlarının doğru olduğunu beyan ettiği, sanığın örgüt içerisinde kod isminin ... olduğunun anlaşıldığı, sanığın beyanlarında etkin pişmanlıktan yaralanmak istediğini belirttiği ve teşhis işlemlerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Sanığın 29/04/2019 tarihli şüpheli ifade tutanağında müdafii huzurunda alınan beyanlarında etkin pişmanlıktan yaralanmak istediğini belirttiği ve 30/04/2019 tarihinde teşhis işlemlerinde bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile hiyerarşik bağ ile bağlı bulunduğu, terör örgütü ile arasında organik bağ kurduğu..." tespitleri değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.