T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/659
Karar No : 2025/4031
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya ilinde bulunan ... Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta olan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarihli işleminin iptali ile söz konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davalı idare tarafından, davacının FETÖ/PDY'ye üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesine ilişkin olarak Mahkemelerinin 28/02/2019 tarihli ara kararı üzerine, davalı idarece dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerde; davacının darbe girişimi sonrası ...Komutanlığı'nda görevli şüpheli personel arasında isminin geçtiği, davacının eşi ...'nin 2015 yılı itibariyle Erzurum/...Adliyesinde FETÖ/PDY mensubu savcı ile mahiyeti bilinmeyen iltisakının bulunduğu, eşinin kardeşinin örgüt mensubu ve Bursa/... Hakimi olduğu, 2016 yılı itibariyle örgüt mensupları ile mahiyeti bilinmeyen iltisakının bulunduğu, darbe girişimi sonrasında hakkında örgüt üyeliğinden tutuklama/yakalama kararı bulunduğu, kendisi hakkında ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı davanın açıldığı, bu kapsamda 20/01/2017 tarihinde tutuklandığı, UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının, "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçu kapsamında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayıtlı davada sanık sıfatıyla yargılamasının devam ettiği, bütün bu hususların birlikte değerlendirilmesinden FETÖ terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı tespit edilen davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi isteminin de reddi gerekmiştir.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada tanık olarak dinlenen ... ve ...'nin davacının FETÖ/PDY ile bağı bulunduğu yönünde herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, Tanık ...'nin ise iş yerindeki gözlemlerine ve yurtdışı görevlendirmesi yapılmasına dayanarak davacının FETÖ/PDY üyesi olduğu yönünde şüphelerinin oluştuğu, yurtdışı görevinin iptal edilerek TSK'dan ihraç edilmesi üzerine bu yöndeki düşüncesinin netleştiği şeklinde ifade verdiği görülmektedir. Davacı hakkındaki tanık ifadelerinde ... dışındaki hiçbir tanığın davacının FETÖ/PDY ile bağı bulunduğu yönünde beyanının bulunmadığı, tanık ...'nin beyanlarının ise somut bilgi ve bulgulardan ziyade kişisel gözlem ve kanaate dayandığı ve soyut beyanlardan ibaret olduğu, öte yandan bahse konu Ağır Ceza Mahkemesi kararında davacı hakkındaki başka bir delilden bahsedilmediği dikkate alındığında, anılan ceza yargılamasında elde edilen bilgi ve belgelerin davacının FETÖ/PDY ile iltisakı veya irtibatı olduğunu ortaya koyacak nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının hakkında davalı idare tarafından yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda elde edilen bilgi ve belgelere gelince; davacının eşinin 2015 yılı itibariyle Erzurum/... adliyesinde görevli FETÖ/PDY mensubu savcı ile mahiyeti bilinmeyen iltisakının bulunduğu yönündeki tespitle ilgili olarak davacı tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, eşinin kız kardeşinin Erzurum ... adliyesinde hakim olarak, eşinin kız kardeşinin eşinin ise aynı adliyede savcı olarak görev yaptıkları, daha sonra Bursa... Adliyesi'ne atandıkları ve 2016 yılında meslekten çıkarıldıkları, eşinin kendi kız kardeşi ile kız kardeşinin ve kız kardeşinin eşinin telefonu vasıtasıyla görüşmesinin ailevi bağları nedeniyle olduğu, başkaca bir mahiyetinin bulunmadığı yönünde beyanda bulunulduğu görülmekte olup, davalı idarece bahse konu "mahiyeti bilinmeyen iltisakın" ne olduğu noktasında somut bir tespitin sunulmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacının eşinin kız kardeşi, eşinin kız kardeşinin eşi ve eşinin kız kardeşinin eşinin babası hakkındaki tespitlerin davacının da FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunduğunu ortaya koyacak nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı idarece davacı hakkında yapılan diğer tespitlere gelince; davacının kritik görev yerlerinde görev almadığı, mülakat komisyonlarında görev yapmadığı, FETÖ/PDY kapsamında kamu görevinden çıkartılan personelden aldığı sicil notları incelendiğinde ise, 1999 yılında ..., tarafından davacıya 100, 2000 yılında ..., tarafından davacıya 100, 2001 yılında ...., tarafından davacıya 99,28, 2012 yılında ..., tarafından davacıya 98,57 sicil notu takdir edildiği görülmekte ise de, bizzat davalı idarece hazırlanan bilgi notunda sicil notlarıyla ilgili olarak "Hava Kuvvetlerinde hakkında herhangi olumsuz bir kanaat olmayan ve görevini layıkıyla yapan personele amirleri tarafından verilen sicil normal şartlarda "100" dür. Bunun altındaki verilen notlar çok yüksek gibi görünse de personelin kıdem sırasını çok gerilere düşürdüğünden ve tam sicil alan devreleriyle kıyaslandığında kötü sicil almış gibi kabul görmektedir." şeklindeki açıklama dikkate alındığında, davacının 2001 ve 2012 yılındaki sicillerini dolduran ve daha sonra FETÖ/PDY kapsamında kamu görevinden çıkarılan komutanları tarafından davacıya kötü sicil verilmiş kabul edilmesi gerektiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı idarece yapılan tespitlerin de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunduğunu ortaya koyacak nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır
Bu durumda, davacının "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ...Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunduğunu ortaya koyacak nitelikte başkaca bilgi belge de bulunmadığı dikkate alındığında, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan Anayasa'nın 125'inci maddesinin yedinci fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğunun hükme bağlandığı dikkate alındığında, hukuka aykırı işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının da davacıya ödenmesi gerekir.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idarece hesaplanarak her bir ödemeye ilişkin tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, İdare Dava Dairesi kararının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin kaydına giren 20/01/2023 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden harçlar ve yargılama giderlerine ait talepleri hariç olmak üzere feragat ettikleri bildirilmiş ve feragat hükümleri uyarınca karar verilmesi istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Feragat nedeniyle kısmen temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Konya ilinde bulunan ... Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Milli Savunma Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarihli işlemi ile kamu görevinden çıkarılmış olup, söz konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Ancak davalı idare, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kayıtlarına giren 20/01/2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden, harçlar ve yargılama giderlerine ait talepleri hariç olmak üzere feragat ettiklerini bildirmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; anılan Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, başvurma hakkında feragat başlıklı 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur", 366. maddesinde de "bu Kanun'un istinaf yolu ile ilgili 343 ila 349 ve 352. maddeleri hükümleri temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1-) Davalı idarenin temyize konu kararın harçlar ve yargılama giderlerine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararının, harçlar ve yargılama giderlerine ilişkin kısmı, hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2-) Davalı idarenin temyize konu kararın harçlar ve yargılama giderleri dışında kalan kısmına yönelik temyiz istemi yönünden;
Davalı idare tarafından sunulan ve ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin kayıtlarına giren 20/01/2023 tarihli dilekçede, 6100 sayılı Kanun'un 349. maddesi kapsamında harçlar ve yargılama giderlerine ilişkin talepler hariç olmak üzere temyiz kanun yoluna başvuru yönündeki taleplerinden feragat edildiği bildirildiğinden, bu kısım için temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; harçlar ve yargılama giderleri dışında kalan kısmına yönelik temyiz istemi hakkında FERAGAT NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Harçlar ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, varsa artan posta giderinin davalı idareye iadesine, 16/04/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.