T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6797
Karar No : 2024/18886
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve hakkında idari soruşturma yapılmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği ve güvence altına alınan diğer haklarının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarma işleminin yetki, şekil, maksat, konu ve sebep yönlerinden hukuka aykırı olduğu, anılan işlemin yetkili kurul tarafından değil kararname ile kendisine bu yönde yetki verilmemiş Bakanlar Kurulu tarafından yerine getirildiği, çalıştığı kurum tarafından yeniden değerlendirme ve araştırma yapılması gerektiği yönünde görüş bildirildiği, dayanak olarak gösterilen bilgilerin kişisel veri niteliğinde olduğu, isnat edilen eylemlerin hukuka uygun eylemler olduğu, özlük haklarının iyileştirilmesi için Ufuk Tarım Ormancılık Hizmetleri Memurlar Sendikası'na üye olduğu, Mayıs 2016 tarihinde istifa ettiği, Bank Asya'yı tercih etmesinin nedeninin faizsiz bankacılık hizmeti sunması ve hesap işletim ücreti almaması olduğu, örgüte finansal destek sağlamak amacıyla hareket etmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''Adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinden yapılan sorgulamada, 29/03/2021 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında davacının; "...Ben zaman zaman kandil veya mübarek günlerde sohbetlerde bulunurdum. Bu sohbetler genelde dini içerikli sohbetlerdir. Ben katıldığım sohbetlerde Kur'an okunuyordu. Mevlit okunuyordu. Dini hassasiyeti olan biriyim. Bu nedenle belki teşhis etmiş olabilirler. Ancak dindar olduğum için sohbetlere katılmış olabilirim." şeklindeki beyanı,12/03/2021 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında ise davacının; "...Hatırladığım kadarıyla 2010 yılında deneme testi almak için Zaman Gazetesini belli bir süre almıştım." şeklindeki beyanı ve davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yürütülen soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan ve etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan O.A'nın; "Kendisinin 2015 yılı Ekim ayından 2016 yılı Şubat ayına kadar Kayseri merkezde bulunan Alparslan bölgesi mütevelli sorumlusu olduğu, kendi sorumluluk alanı içerisinde 5 grup alt mütevelli heyetinin bulunduğu, şüphelinin de bu alt mütevelli heyetlerden birinde görev aldığı..." şeklindeki beyanı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dava konusu işlemde, davacının Ufuk Tarım Ormancılık Hizmetleri Memurlar Sendikasına Eylül 2014 ile Mayıs 2015 tarihleri arasında 16 ay süreyle üyeliğinin bulunduğu, Bank Asya'da hesabının bulunduğu, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödemede bulunduğu, çocuklarının FETÖ/PDY ile iltisaklı özel okulda kaydının olduğu, kapatılan Anafen Eğt. Öğr. ve Dan. Hizm. Tic. A.Ş.'ye ödemede bulunduğu tespitlerine yer verilmiş, yine UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davacının örgüt sohbetlerine katıldığı ve Zaman Gazetesi aldığı yönünde beyanının olduğu ve davacının mütevelli heyetinde yer aldığına dair tanık beyanının bulunduğu görülmektedir.
FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tutan dershanelerin kapatılmasıyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ilk olarak 01/03/2012 tarihinde Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu, daha sonra 14/01/2014 tarihinde Ufuk Tarım-Orman Sen, Ufuk Enerji Sen, Ufuk Sağlık Sen, Ufuk Büro Sen ve Ufuk Yerel Sen, Ufuk Ulaştırma Sen, Ufuk Haber Sen, Ufuk Kültür Sen ve Ufuk Bayındır Sen isimli sendikaların kurulduğu, ayrıca konfederasyon yapılanmasına gidilerek bünyesinde anılan sendikaların ve Aktif Eğitimciler Sendikasının bulunduğu Cihan Sendikalar Konfederasyonu'nun (Cihan-Sen) 21/02/2014 tarihinde kurulduğu, ancak her ne kadar aynı Konfederasyon bünyesinde yer alsalar da Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu tarihten itibaren yaklaşık dokuz ay içerisinde üye sayısını otuz beş bine kadar çıkardığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne destek olmak amacıyla sendikal faaliyet kapsamını aşan faaliyetlerde bulunduğu dikkate alındığında, yukarıda bahsedilen diğer sendikalarla eşdeğer olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı ve ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, sendikanın kapatılmasından önce istifa etmek suretiyle sendika üyeliğini sonlandıran davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Ufuk Tarım Ormancılık Hizmetleri Memurlar Sendikasına üyeliğinin tek başına davacının örgütle irtibatlı veya iltisaklı olarak değerlendirilebilmesi için yeterli olmadığı, nitekim davacının örgütsel amaçla sendikaya üye olduğuna, anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı, bu nedenle davacının sendika üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, söz konusu Sendika üyeliğinin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.