T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6930
Karar No : 2024/19192
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında beyanda bulunan tanıkların etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin gerçeği yansıtmadığı, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen HTS kayıtlarının delil niteliğinin bulunmadığı, içeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının tek başına hükme esas alınamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösteren hiçbir somut delil bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "...Sanık ...'ün adına kayıtlı ... ve ... numaralı hatların; 5.07.2013 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan ... numaralı telefonun... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 28.08.2013 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan... numaralı telefonun ... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 10.09.2013 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan ... numaralı telefonun ... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 12.09.2013 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan...numaralı telefonun... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 14.09.2013 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan ... numaralı telefonun ... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 3.10.2013 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan ... numaralı telefonun ... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 12.02.2014 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan ... numaralı telefonun ... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 3.03.2014 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan ... numaralı telefonun ... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 14.03.2014 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan ... numaralı telefonun... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 16.08.2014 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan...numaralı telefonun ...numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 19.10.2014 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan ...numaralı telefonun ... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı; 2.04.2016 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan ... numaralı telefonun ... numaralı ankesör veya sabit(kontörlü) hattan arandığı tespit edildiği, 28.08.2013 tarihinde... numaralı ankesör veya sabit (kontörlü) hattan arandığında, Aynı gün aynı ankesör veya sabit (kontörlü) hattan ... numaralı telefonu kullanan ... ... ASTSUBAY arandığı, Tanık ... soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanlarında: kendisinin de astsubay olduğu, örgütte kendilerinden sorumlu mahrem imamının haziran 2013 tarihinde sanık ile grup yapıldığını, sanığı bir kez kesin olarak sohbet toplantısında gördüğünü beyan etmiştir. Tanık... soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanlarında: örgütün organize ettiği sohbet toplantısında sanığı gördüğünü beyan ettiği, sanığı fotoğrafından teşhis ettiği anlaşılmıştır... Bu bilgiler ışığında somut dosyada yapılan değerlendirmede, sanığın örgüt mensubu şahıslarla grup yapıldığı, üzerine kayıtlı ve kendisi tarafından kullanılan ... ve ...no'lu gsm hattının sabit/ankesör hatlardan arandığı, yapılan aramaların periyodik nitelik taşıdığı, bu aramaların büyük kısmının 0 saniye (çaldır-kapat) olduğu, bu tür aramaların başka dosyalardaki itirafçı sanık beyanlarından anlaşıldığı gibi toplantı yeri ve saatini teyidi ve hatırlatmak amacıyla yapıldığı, aramaların aynı sabit hattan olduğu, sanığın bu şekilde kendisinden sorumlu mahrem örgüt mensubu ile haberleştiği, arayan kişinin kimliğinin açığa çıkmaması için bu yöntemi kullandıkları kanaatine varılmıştır. Kabule göre; sanığın örgüt mensupları ile grup yapıldığı, sanığın örgüt mensubu olduğuna dair tanıkların beyanının olduğu, ayrıca kendisine ait olan ... ve ... nolu telefon hattının 2013-2016 tarihleri arasında arandığı, bu tarihler arasında sanığın asker olduğu, sanığın ... ve ... nolu hat üzerinden kendisinden sorumlu mahrem kişi ile iletişim kurarak örgüt faaliyeti olarak gizli toplantılar yaptığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, yapılan aramaların genellikle aynı ankesör/sabit hatlardan olduğu, cep telefonlarının yaygın olduğu günümüzde ankesör aramalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,..." tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.