T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6961
Karar No : 2024/15370
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu yararına aykırı olarak kamu görevinden çıkarıldığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasının devam ettiği, ceza yargılaması sonuçlanmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, takdir yetkisi kullanılırken ölçülülük ilkesine uyulmadığı, idarenin takdir yetkisinin sınırsız ve mutlak olmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılamasının devam ettiği belirtilmiş ise de; yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''... dinlenen tanık beyanlarından sanığın örgütün toplantılarına katıldığı, mahrem imam ile hiyerarşik bağ altında ilişkisi bulunduğu, sanığın örgüte ait haberleşme yollarından olan ankesör yolu ile haberleştiği, sabit olmakla, sanığın örgütle irtibatına ilişkin bağını gizlemesi yönündeki savunmasının örgüt ile devam eden bağını gösterdiği, örgütsel savunma tarzını benimsediği ve bağının devam ettiği yönünde mahkememizce değerledirilmiş ve bu yönde tam bir kanaat hasıl olmuştur. Bilhassa dinlenen ve teşhiste bulunan tanık beyanlarına, tanıkların beyanının ayrıntılı ve detaylı anlatımlara dayanmasına, kolluk araştırma tutanağına ve diğer beyan ve delillere itibarla sanığın örgütün mahrem askeri yapılanması içerisinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Astsubay yapılanmasında üye statüsünde yer aldığı, (bir gizlilik içerisinde toplanma, sivil imamların dahi kimlik bilgilerini örgüt üyelerinden saklamaları, örgütün askeriye ve burada görev yapanlar açısından mahrem toplantılarda bilgi toplaması hususları dikkate alındığında, sanığın bu toplantılara katıldığı ve devam ettirdiği andan itibaren örgütsel bağının bulunduğu değerlendirilmiştir.) (süre sınırı olmaksızın) örgütün emir ve talimatlarını yerine getirdiği, diğer örgüt mensuplarıyla bir eylem bütünlüğü içinde terör örgütünün amaçlarını gerçekleştirmeye elverişli eylemlerde bulunduğu..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.