T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6971
Karar No : 2024/15371
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İptal davasının açıldığı tarihte ve davanın reddine karar verildiği tarihte hakkında açılan ceza davasının derdest olduğu, idarenin takdir yetkisini kişisel değerlendirmelerden uzak şekilde somut delillere dayanarak kullanması gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlem ile mülkiyet hakkının, hukuki güvenlik ilkesinin, eşitlik ilkesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince karşılanmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararındaki; "...sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ki savunmalarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapılanması içerisinde 2006-2007 yıllarında üniversiteye hazırlanırken ders çalışmak için bu yapının evlerine gittiğini, örgütün evlerine gitmekle başlayarak bu yapının içerisinde yer aldığına ilişkin ikrarı, soruşturma aşamasında K. Y. isimli şahsın aynı suçtan alınan beyanında askeri okula hazırlık döneminde sanık ile birlikte örgüt evlerinde sınava hazırlandıklarını beyan etmesi, Ankesör/Büfe Analiz Raporuna göre sanığın kullandığı tespit edilen ...-... gsm hattının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli örgüt üyelerinden sorumlu sivil imamlarının örgüt mensubu asker şahıslar ile iletişim de kullandıkları ankesör-büfe-sabit hatlarından Ankara-Muğla'dan olmak üzere askeri şahıslarla birlikte ardışık arandığı, bu aramaları kabul ettiği ve ankesörlü hattan arandığını aramalarına karşı bir kaç defa sohbetlerine katıldığı, sanığın kullanımında olan GSM hattına yapılan bu aramaların örgütsel aramalar niteliğinde olduğu ve bu aramalardan sonra sanığın mahrem imamlar ile görüşerek örgütün mahrem yapılanmasında yer alan kişiler ile irtibat kurduğu..." tespitleri değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.