T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7103
Karar No : 2024/18499
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olduğuna dayanak teşkil eden delillerin hukuka aykırı olduğu ve suçu kanıtlamaya elverişli olmadığı, terör örgütüne üye olma suçunu ikrar etmediği, kendini suçtan kurtarmaya yönelik ifade veren tanıkların beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, ifade özgürlüğü ile din, vicdan ve düşünce hürriyetinin ihlal edildiği, somut bir delil ve gerekçe bulunmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kalıcı ve sürekli etki yapan tedbirler alınamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan;
"(...) Tanık U. C.'nin 19/12/2018 Tarihli Talimat Mahkemesince Alınan İfadesinde; "(...) Bana sormuş olduğunuz sanık ...'yi tanırım, sanık ile 2006 yılında Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulundan mezun olduk, okulda bir samimiyetimiz yoktu sadece hemşeri olmamızdan dolayı gördükçe selamlaşırdık, mezun olduktan sonra ikimizde 2007 yılında Çanakkale iline tayin olduk, birliklerimiz birbirine yakındı ve görüşürdük, bu sırada komşumuz olan ve önceki ifademde belirttiğim A.A. isimli şahıs beni arayarak ...'dan bahsetti, kendisinin iyi bir arkadaşımız olduğunu, onunla yakınlık kurabiliceğimi söyledi, ben de kendisini tanıdığımı söyledim, ben A.A. isimli şahsın ve sanık ...'nin örgütten olduklarını bu telefon görüşmesi üzerine anladım, sanık ... ile muhabbetimiz sırasında bana memmuniyetsizliğini dile getirirdi ve yani örgütten olan bu insanlarla çok yüz göz olmak istemediğini söylerdi (...) yine bahsettiğim A.A. isimli şahıs beni arayarak Çanakkale'de S. isimli bir şahıstan bahsetti ve iyi bir arkadaşı olduğunu söyledi ve bu S. isimli şahısla görüşmemi istedi, ben görüşmeye gitmedim fakat A.A. benim ve sanık ...'nin numarasını S. isimli şahsa vermiş, S. isimli şahısta bizi arardı, en son sanık ... bu aramalardan rahatsız olduğunu ve gidip görüşelim neyse derdi anlatsın dedi, biz de Gelibolu'dan Çanakkale'ye geçtik ve bu şahıs ile görüşmeye gittik, bu şahısta bizi alıp evine götürdü, evinde çay içtik ve bize telefon aramalarına neden cevap vermediğimizi neden görüşmek istemediğimizi sordu, bu şekilde o evden ayrıldık, sanık ile tayinlerimiz farklı yerlere çıktı ve sanığın bu tarihten sonra örgütsel bir eylemine şahit olmadım veya duyumum da yoktur(...)"; tespitler, "(...) Dosyaya ifade tutanağı gönderilen A.Z. isimli şahsın sanıkla ilgili ifadesinde; İstanbul Kartal'da bulunan yapıya ait bir evde kendisi gibi kursiyer olan Piyade Astsubay ... ile birlikte sohbet toplantılarına katıldığını, bu sohbet toplantılarını yapan şahsın kimliğini tam olarak bilmediğini, ancak öğretmen olduğunu düşündüğünü, bu sohbetlerde Kur'an, hadis okunduğunu, zaman zaman da Fethullah Gülen'in sohbet ya da vaazlarının dinlendiğini beyan etmiştir (...)" şeklindeki beyan ve tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.