T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7714
Karar No : 2024/10123
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan adli soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyasından hakkında "Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı" verildiği, örgüt talimatıyla sendikaya üye olmadığı, daha önce Eğitim Sen, Eğitim Bir Sen gibi çeşitli sendikalarına üye olduğu, bir kez de Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, ancak sendikanın hiçbir faaliyetine katılmadığı ve 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden 9 ay önce üyelikten istifa ettiği, Kimse Yok Mu Derneğine ihtiyaç sahipleri için toplam 85 TL lik SMS göndermesinin örgütle irtibat veya iltisakına delil olamayacağı ve Milli güvenlik aleyhine hiçbir tutum ve davranışta bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X)
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dava konusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında;
-FETÖ/PDY'ye aidiyeti veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına Ekim 2012- Şubat 2013 tarihleri arasında 7 ay ve Şubat 2014-Kasım 2015 tarihleri arasında 22 ay olmak üzere toplam 29 ay üyeliğinin bulunduğu,
-FETÖ/PDY'ye aidiyeti veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine Haziran 2014- Nisan 2015 tarihleri arasında SMS yoluyla para gönderdiği,
-... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasından, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği tespitlerine yer verilmiştir.
Ayrıca davacının örgütle irtibat veya iltisakının olup olmadığının tespiti amacıyla ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesince yapılan ... tarih ve E:... sayılı ara kararı uyarınca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden ve UYAP kayıtlarından davacının, Bank Asya'da 02.03.2012 tarihinde açılmış bir adet cari hesabının bulunduğu ve örgütlü suçlar bilgi bankasından dava dışı A.E isimli şahsın yargılandığı... Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayıl dosyasından Gizli Tanık-1' in beyanında davacının da isminden söz edildiği görülmüştür.
6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay ....Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wifi üzerinden erişim sağladığı bylock programı aracılığı ile diğer bylock kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin arızi durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Aktif Eğitimciler Sendikasına toplam 29 ay üyeliğinin bulunduğu ve Kimse Yok Mu Derneğine SMS yoluyla 85 TL tutarında para gönderdiği tespitlerine yer verilmiş ise de; davacı tarafından daha önce Türk Eğitim Sen ve Eğitim Bir Sen sendikalarına üye olduğu, bir kez de Aktif Eğitimciler Sendikasını denediği, ancak FETÖ/PDY'nin terör örgütü olarak bilinmesinden bir yıl önce üye olup sendikanın kapatılmasından 9 ay önce istifa ettiği, Kimse Yok Mu Derneğine ise ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için SMS yoluyla cüzi miktarda para gönderdiği iddia edilmiştir
Davacının 2015 yılı Kasım ayında sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Kimse Yok Mu Derneğine örgüte destek amacıyla para gönderdiğine ilişkin herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması karşısında anılan derneğe SMS yoluyla para göndermesinin de davacı aleyhine örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu kararda hükme esas alınmamış ise de; İdare Dava Dairesince yapılan 14/04/2021 tarihli ara kararı uyarınca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; davacının Bank Asya'da 02/03/2012 tarihinde açılmış bir adet hesabının bulunduğu, hesap hareketlerinin 17/04/2012-20/05/2013 tarihleri arasında 100,00 er TL miktarlı okul taksiti ödemeleri ile 18/06/2013 - 26/06/2014 tarihleri arasındaki 160,00 ar TL miktarlı okul taksiti ödemelerine ilişkin olduğu ve Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırdığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı görülmüştür.
Ayrıca örgütlü suçlar bilgi bankasında dava dışı A.E isimli şahsın yargılandığı davada gizli tanığın beyanında isminin geçtiği görülmüş ise de beyanda bulunan tanığın davacıyı tanımadığı, eylemleri hakkında herhangi bir beyanda bulunmadan sadece ismen zikrettiği ve bu durumun da teyide muhtaç olması nedeniyle davacı aleyhine örgütle irtibat veya iltisakına delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve ara kararı uyarınca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden de davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.