T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7720
Karar No : 2024/10018
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütleri ile bir irtibatının bulunmadığı, hiçbir somut gerekçe gösterilmeden, savunma hakkı tanınmadan ve adil bir yargılama yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, isminin örgüt üyesi şeklinde Kanun Hükmünde Kararname listesine eklenerek fişleme yapıldığı, itibarının zedelendiği ve özel sektörde dahi iş bulmasının imkansız hale getirildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E......, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay ....Ceza Dairesi'nin ...... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ...gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wifi üzerinden erişim sağladığı bylock programı aracılığı ile diğer bylock kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin arızi durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Dava konusu işlemde, davacının, Bank Asya'da açılmış hesabının bulunduğu ve bahse konu hesabında 31/10/2014 tarihinde 19.000,00-TL tutarlı 31 günlük, 06/09/2014 tarihinde 1.799,19-TL tutarlı 31 günlük ve 16/01/2015 tarihinde 655,86-TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı, Aktif Eğitimciler Sendikasına Ocak 2014 - Şubat 2016 arasında 25 ay üyeliğinin bulunduğu ve Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye 18/01/2014 - 15/03/2016 tarihleri arasında 1.091,00 TL ödeme bilgisinin bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir
Davacı tarafından; Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, hesabının 2009 yılında açıldığı, 2013 yılı Nisan ayında konut kredisi kullandığı, hesabına düzenli olarak para yatırdığı ve bankanın TMSF'ye devredilmesinden sonra da hesabını kullandığı, Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün 02/01/2014 tarihli yazısı uyarınca Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğunun bildirilmesi üzerine anılan sendikaya üye olduğu, ancak 2016 yılı şubat ayında üyelikten istifa ettiği, Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye yapılan ödemenin ise kullandığı kredi kartının taksitlendirilmesine ilişkin bir işlem olabileceği ve örgütün yayın organlarından herhangi birine aboneliğinin bulunmadığı iddia edilmiştir.
İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan yargılamada ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının 1 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği gerekçesine yer verilmiş ise de; anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; " sanığın (davacının) KHK ile kapatılan Aktif-Sen üyesi olduğu anlaşılmış ise de; sanığın bu sendikaya örgütsel faaliyet kapsamında üye olduğunun tespit edilemediği, sanığın dijitalinde yapılan incelemede veri tabanında örgüt iltisaklı siteye rastlanılmış, banka hesaplarının incelenmesinde örgüt iltisaklı medya cihan harcamalarının yer aldığı anlaşılmış ve sanığın darbe girişiminin hemen akabinde örgüt liderine ait kitapları yaktığı iddia edilmiş ise de; bu hususların sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin yeterli delil niteliğinde olmayıp sempati düzeyini aşmayan faaliyet niteliğinde oldukları, sanığın silahlı terör örgütünün en önemli finans kaynaklarından olan Bankasya'da Ocak 2014, Eylül 2014, Ekim 2014 ve Mart 2015 yıllarına ait katılım hesap açılışları bulunmakta ise de sanığın 2009 yılında üç, 2010 ve 2011 yıllarında birer, 2013 yılında iki ve bankanın TMSF'ye tamamen devredildiği tarih olan Mayıs 2015 tarihinden sonra iki adet vadeli mevduat hesap açılışının bulunduğu, sanığın örgütün talimat tarihleri öncesi ve bankanın TMSF'ye tamamen devrinden sonra da katılım hesap açılışlarının bulunması nedeniyle talimat tarihlerine denk gelen para yatırma ve katılım hesabı açma işlemlerinin rutin bankacılık faaliyeti olarak kabulünün gerektiği... " gerekçesiyle davacı hakkında beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği görülmüştür.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının 2016 yılı Şubat ayında Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bank Asya'daki hesabına 31/10/2014 tarihinde 19.000,00-TL tutarlı 31 günlük, 06/09/2014 tarihinde 1.799,19-TL tutarlı 31 günlük ve 16/01/2015 tarihinde 655,86-TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı tespiti bulunmakta ise de; silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan yargılamada Bank Asya'ya para yatırma ve katılım hesabı açma işlemlerinin rutin bankacılık faaliyeti olduğu tespit edilerek hakkında beraat kararı verilmesi ve Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinden de hesabının ilk olarak 29/01/2009 tarihinde açılması, 2010, 2011, 2013 yıllarında ve bankanın TMSF'ye devredildiği 2015 Mayıs ayından sonra da katılım hesaplarının açılması ve mevduatındaki hesabını örgüt talimatıyla artırdığı yönünde bir tespit bulunmaması karşısında Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye örgüte destek amacıyla para gönderdiğine veya örgütün yayın organlarına abone olduğuna ilişkin herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması karşısında söz konusu tespitin de örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu durumda, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan yargılamada davacı hakkında beraat kararı verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.