T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7979
Karar No : 2024/22120
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve .../... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki henüz kesinleşmemiş ceza yargılamasına atıf yapılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ilgili yapıyla 2013 yılından sonra hiçbir bağlantısının bulunmadığı, söz konusu yapının terör örgütü olduğunun 26 Mayıs 2016 tarihli Milli Güvenlik Kurulu kararıyla tespit edildiği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı hareket edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği şüphesiyle yürütülen adli kovuşturmanın bulunduğu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı anlaşılmış olup; masumiyet karinesi ilkesi gereği yargılama süreci devam eden ceza davasının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilk temasının 2011 yılında Kahramanmaraş ili Çağlayancerit ilçesinde başladığını, ... isimli örgüt üyesi ile görüşmesinden sonra Ankara ilinde bulunan bir örgüt evine ders çalışmak amacıyla yerleştirildiğini, bu evde yapılan faaliyetlere katıldığını, 2011 yılında Balıkesir'de astsubaylık eğitimi gördüğü sırada kendisi ile aynı okulda eğitim gören N.C. ile birlikte örgütün mahrem imamı tarafından grup oluşturulduğunu, astsubaylık eğitimi gördüğü zaman dilimi içerisinde düzenli şekilde mahrem imam tarafından organize edilen toplantılara katıldığını, kendisinden sorumlu olan mahrem imam tarafından gizliliği sağlamak ve bir sonraki toplantının zaman ve mekanının söylenmesi amacıyla ankesörlü/sabit hatlardan arandığını, 2013 yılında Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulunu bitirdikten sonra Ankara Sınıf Okulunda eğitim gördüğü sırada N.C. ile birlikte ... kod adlı mahrem imamın sorumluluğu altına girdiğini ve Ankara ilinde organize edilen toplantılara katıldığını, Sınıf Okulunun bitiminden sonra tayin olduğu İzmir ilinde de örgüt üyeleri tarafından ankesörlü/sabit hatlardan arandığını beyan eden davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.