T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7992
Karar No : 2024/23028
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti :Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35.maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Memuriyet hayatı boyunca adli veya idari hiçbir soruşturma geçirmediği, dava konusu işlemde aleyhine somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, hakkındaki tek delilin HTS kayıtları olduğu, ceza soruşturmasının başladığı tarih itibariyle HTS kayıtlarının üzerinden 4 yıldan fazla süre geçtiği, bu aramaları hatırlamasının mümkün olmadığı ve delil niteliğinin bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanık ...'ın kullandığı ... numaralı cep telefonun HTS raporu üzerinde yapılan analiz sonucunda, -21/06/2015 tarihinde ... (... Büfe'de kontörlü telefon olarak kullanılan) numaralı hattan saat 13:24:08 ve 13:24:23'de Astsubay ...'nin (görüşme süreleri 27 ve 27 saniye), saat 13:25:42'de Astsubay Üstçavuş...'nin (görüşme süresi 0 saniye), saat 13:27:15'de sanık Astsubay Kıdemli Çavuş ...'nin (görüşme süresi 0 saniye) arandıkları, -30/09/2015 tarihinde ... (... adına kayıtlı olup ... Kuruyemiş'te kullanılan) numaralı hattan saat 21:26:42'de sanık ...'nin (görüşme süresi 66 saniye), saat 21:28:36'da ...'nin (görüşme süresi 50 saniye) ardışık biçimde arandıkları; sanık ...'nin ayrıca, -21/10/2015 tarihinde ... (... adına kayıtlı olup ... Kuruyemiş'te kullanılan) numaralı hattan saat 18:56:12'de (görüşme süresi 47 saniye), -27/11/2015 tarihinde ... (... adına kayıtlı olup ... Kuruyemiş'te kullanılan) numaralı hattan saat 15:52:15 ve 15:53:05'de (görüşme süreleri 0 ve 23 saniye) arandığı tespit edilmiştir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında aynı suçtan yargılanan sanık ... hakkında düzenlenen ardışık arama tespit tutanağı incelendiğinde de; -02/10/2012 tarihinde 0252...00 numaralı (kayıt bulunamamış) sabit hattan saat 19:43, 19:44, 19:45'te Astsubay ...'in (görüşme süreleri 0 saniye), saat 19:44, 19:45 ve 19:48'de...'nin (görüşme süreleri 0 saniye) ardışık biçimde arandıkları tespit edilmiştir. Sanığın görev yaptığı yerler itibari ile İstanbul, Muğla ve Yalova C. Başsavcılıklarından hakkında ardışık arama tespiti bulunup bulunmadığı sorulmuş, gelen cevabi yazılardan İstanbul ve Yalova illerinde sanık hakkında ardışık aranma kaydının bulunmadığı anlaşılmış, Muğla KOM Şube Müdürlüğünün cevabi yazısı ekindeki rapor incelendiğinde ise, 25/08/2014 tarihinde Teğmen ..., Astsubay ..., Astsubay ... ile; 12/09/2014 tarihinde Astsubay ... ile; 02/10/2012 tarihinde Astsubay ... ile ardışık biçimde, aynı zaman diliminde arandığı görülmüştür. Sanıkla ardışık aranan ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturmanın yürütüldüğü,...'nin ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yargılandığı, ... hakkında ise... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... sayılı soruşturmasının yürütüldüğü..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.