T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8380
Karar No : 2024/19221
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali ile 100.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılamasının neticesinin beklenmesi gerektiği, disiplin hukukunun usul ve esaslarına aykırı olarak işlem tesis edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının hiçbir bağlayıcılığı olmayan ve sonuca yönelik kesin kanaat oluşturmayan soyut ifadeler olduğu, davalı idarenin cevap dilekçelerinde şahsıyla alakalı hiçbir somut bilginin yer almadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, kanun önünde eşitlik ilkesinin, gerekçeli karar hakkının, savunma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan kararın Yargıtayca onanmak suretiyle kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 12/06/2023 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle halihazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ve Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleşen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...dosya kapsamında dinlenen tanık H. E.'in "Ben ...'yı Balıkesir Astsubay Meslek Yüksek Okulu'ndan devrem olması nedeniyle tanırım. Örgüt içerisinde yer alan ... isimli şahıs bana zaman zaman örgüte ait bir evde buluşacağımızı söylerdi. ...'ı da daha önceden okulda tanımıştım. Ancak kendisiyle bu evde de karşılaşıyordum. ..., ..., ..., ..., ... evde 3-4 haftada bir düzenli olarak 2010-2011 yılları arasında görüşmeye devam ettik. Bu buluşmalarımızda namaz kılıyorduk, güncel konulardan konuşuyorduk, çok nadir de olsa dini konulardan bahsettiğimiz oluyordu. Bu buluşmalarda bir sonraki buluşma zamanı belirleniyordu. Görüşmelerin ayarlanmasında bu dönem içerisinde ankesörlü telefondan aranmamız söz konusu olmamıştır. ... ile 2010-2011 yılları arasında aynı evde buluşmamız dışında herhangi bir irtibatımız olmamıştır. 2011 yılında astsubay meslek yüksek okulundan mezun olduktan sonra ... ile harhangi bir irtibatım kalmamıştır." şeklindeki, tanık A. K.'nin "..... isimli şahıs ile eve gittiğimizde benden sorumlu olacak kişi evde idi. Bu şahıs İsmini ... olarak bildiğim şahıstı. Bu evden ayrılırken ... isimli şahıs bana görüşme tarihi vermişti. O tarihte evine gittim. Beni yeni birileri ile tanıştıracağını söyledi. Eve gittiğim tarih hatırladığım kadarı ile 2011-2012 yılı içerisinde idi. Benim gibi astsubaylık kursunda olan ... orada idi. Eve daha sonra benim ile aynı kursta bulunan H. E., ... ayrı ayrı geldiler. ... isimli şahıs bundan sonra bizim bir grup olacağımızı, bundan sonraki toplantıları beraber yapacağımızı söyledi. Zaman zaman telefondan, zaman zaman toplantılarda vermiş olduğu bir sonraki toplantı günlerinde K. A., H. E., ... isimli şahıslar ile bu eve giderek toplantılar yaptık. Toplantılarımızda Kur'an okuduk, namaz kıldık. ... isimli şahıs bize sohbet verdi. ... isimli şahsın kız arkadaşı olduğu için ... isimli şahıs ... isimli şahsa tepki gösteriyordu. ... toplantılara gelse de grup sohbetlerinden uzak durmaya çalışıyordu." şeklindeki, tanık H. Ç.'in "2009 yılında Balıkesir Astsubay Meslek Yüksek Okulu'na girdiğimde ...'yı aynı koğuşta altlı üstlü ranzada kalmamız sebebiyle tanırım. 2012 yılında mezun olduk. Birlikte Van Erciş'e atandık. Kendisiyle bekar evinde 3 kişi olarak kaldık. 2012 yılının sonuna kadar ben ...'ın Fetö yapılanması ile bir bağlantısı olduğunu bilmiyordum. 2013 yılında Van Erciş eski tokilerde bulunan bir abinin evine her zaman gittiğim gibi gittim. Gittiğimde bu evin sorumlusu ... diye bildiğim kişi bana ... ile tanıştırdı. Ben 2013 yılında sohbet evine gittiğimde normalde evde havadan sudan sohbet oluyordu. Namaz kılınıyordu. Belki Fetullah Gülen videosu izlemişizdir. Normalde benimle ilgilenen ... denilen kişi ... ile de ilgileniyormuş, ben bunu bilmiyordum. O gün evde karşıma ... çıkınca anladım. Biz ... denilen şahsın evine gitmek istediğimizde veya gideceğimiz zaman kendisini numarasının son iki rakamını değiştirerek kaydediyor, bu numaradan ulaşarak bilgi veriyorduk. 2014 yılınan haziran ayına kadar ... ile birlikte ...'in evine gittik. Sonrasında 2014 yılının haziran ayında tayinimiz çıkması nedeniyle bir daha görüşmedik." şeklindeki kendi içerisinde ve birbirleriyle tutarlı, somut ve detaylı anlatımlar içeren tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın bir dönem örgüt içerisinde sohbetlere katıldığı...
...sanığın kendi adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını kabul ettiği ... numaralı hattın, 15 farklı ankesör/ücretli sabit telefonlar ile 25.08.2010-29.03.2014 tarihleri arasında toplamda 21 kez arandığının, sanığın 2012 Haziran-2014 Haziran tarihleri arasında görev yapmış olduğu Van/Erciş ilçesinde, 29.03.2014 tarihinde, asker olarak görev yapan ve dosya kapsamında tanık olarak dinlenen H. Ç. ile ardışık olarak arandığı..." tespitleri dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.