T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9022
Karar No : 2024/18989
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hukuki güvenlik ilkesinin, suçların ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği, hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerinin, kanunilik ilkesinin, suçların ve cezaların şahsiliği ilkesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile eğitim haklarının, adil yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, FETÖ/PDY'nin terör örgütü olarak ilan edildiği tarihe kadarki faaliyetlerin yasal olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte hakkında yürütülen ceza kovuşturması neticesinde davacının etkin pişmanlıkta bulunması sebebiyle verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yer alan; "...Sanığın(davacının) İnfaz Koruma Memuru olarak görev yaptığı zaman dilimine denk gelen 2013-2017 yılları arasında İstanbul, Adana ve Afyokkarahisar illerinden farklı numaralardan toplamda 10 kez grup ardışık aranmasının tespiti üzerine hakkında soruştuma işlemlerine başlandığı, M.S 05/01/2021 tarihinde Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda alınan ifadesinde özetle; '... ... bizi örgütün sohbetlerine götürdüğü doğrudur. 2013 yılının Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında olacak şekilde 3 defa bu örgütün sohbetlerine katıldım. Bu sohbetlere kendisinin de söylediği gibi ..., kardeşim B.S. ve Y. isimli soyadını bilmediğim İnfaz Koruma Memuru olarak Denetimli Serbestlikte çalışan şahıs da katılmıştı...' şeklinde beyanda bulunduğu, yaptırılan teşhis işleminde de sanığı teşhis ettiği, Y.A. 11/02/2020 tarihinde Kocaeli KOM Şube Müdürlüğü'nde alınan ifadesinde sanık hakkında özetle'...F. isimli şahıs beni yine aynı ay içerisinde aradı ve beni Bahçelievler de bir kuran kursu gibi bir yere sohbete çağırdı. Bu sohbete gittiğimde orada benim gibi Denetimli Serbestlik müdürlüğünde infaz koruma memuru olarak görev yapan ... ve İ.S. isimli arkadaşları gördüm, sonra orada aramızda muhabbet ettik ve ... ve İ.S. de kendilerini F. isimli şahsın telefonla aradığını ve buraya dini sohbet için çağırdığını söylediler...Fakat ... isimli arkadaşımız bana bu yurdun Fetullah Gülen cemaatine ait bir yurt olduğunu söyleyince ben artık buraya gitmeme kararı aldım, zaten yalnızca da bir kere gittim. ... F. isimli şahıs yine 2013 yılı Ekim/Kasım ayları içerisinde ... isimli arkadaşı aramış ve benim de sohbetlere gelmemi istemiş fakat ben ...'ya ben gelmek istemiyorum dedim. Ve bir daha beni ne F. isimli bu şahıs ne de arkadaşım ... sohbete çağırmadı. ... ve İ.S. simli arkadaşlar bu şahıslara görüşmeye devam etti mi etmedi mi bunu bilmiyorum fakat ... ve İ.S. isimli şahıslar beni iKHK ile meslekten ihraç edildiler...' şeklinde beyanda bulunduğu, yaptırılan teşhis işleminde de sanığı teşhis ettiği," beyan ve tespiti, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıdaki gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.