T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/948
Karar No : 2024/15810
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) ...Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin
Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, darbe girişimiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu açıdan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında;
"...2006-2014 yılları arasında İstanbul 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında görev yaptığını, 2012 yılı yaz ayı olarak hatırladığı bir gün Cuma namazında yanında oturan ismini ... olarak bildiği kişi sayesinde örgüt ile tanıştığını, bu kişinin evinde elebaşı Fetullah Gülen’in kitaplarından kısa kısa bölümler okuduğunu, 2014 yılında Adana ili Yüreğir İlçesi 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı emrine tayini çıktıktan sonra Adana'da ... isimli müteahhit olan örgüt üyesinin kendisini telefonla aradığını, ... isimli şahsın evine çağırarak sanığa elebaşı Fetullah Gülen’in kitaplarını okuduğunu, bazen de Fetullah Gülen’in konuşmalarının olduğu videoları izlettiğini, yine ... isimli şahsın evinde dosyanın sanığı olan ... ile tanıştığını, ...'ın evinde sanık...ile birlikte Fetullah Gülen’in kitaplarının okunduğu ve video görüntülerini izlettildiği örgütsel sohbetlere katıldığını, 2015 yılında sanık ...’ın tayininin çıktığını, ...gittikten sonra ... isimli şahsın kendisi ile aynı yerde görev yapan ve Adana iline geldiğinde kışlada görev icabı tanıştığı astsubaylar ... ve sanık ... ile kendisini evinde tanıştırdığını, bu şahıslara ve kendisine yine evinde elebaşı Fetullah Gülen’in kitaplarından okuduğunu, bazen de Fetullah Gülen’in konuşmalarının olduğu videoları izlettiğinı, muhtemelen sabit hatla ...'ın arama yaptığını, ...'ın kendisini her defasında değişik sabit hatlardan aradığını beyan etmiştir.... ayrıntısıyla açıklanan maddi tespitler, ardışık arama analiz tutanağı, tanık ve diğer dosya sanığı beyanı ve sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarından anlaşılacağı üzere; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün tüm kamu kurum ve kuruluşlarındaki örgütlenmeler içerisinde gizliliğe en önem verdiği kurumun TSK olduğu, TSK'da diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki örgütlenmeden farklı olarak TSK içerisine yerleştirilen örgüt elemanları ile iletişimin asgari hadde tutulduğu, bu sebeple TSK içerisine yerleştirilen örgüt üyeleri ile iletişim için farklı yol ve yöntemler geliştirildiği, bu amaçla askeri yapılanmadan sorumlu imamların birkaç kişiden oluşacak şekilde gruplar oluşturulduğu, bu grupların diğer kamu kurum ve kuruluşlarında oluşturulan yapılardan farklı olarak sayıca az tutulduğu, minimum düzeyde ilişki geliştirdikleri, bu sebeple mahrem imamların askeri yapılanma içerisindeki örgüt elemanları ile GSM operatörleri üzerinden iletişim kurmadıkları, bunun yerine ankesörlü telefon bakkal ve büfe gibi iş yerlerinde bulunan sabit telefonlar vasıtası ile irtibata geçtikleri anlaşılmış, bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede ardışık arama analiz tutanağı bu tutanağı doğrulayan sanık ikrarı, tanık beyanı değerlendirildiğinde sanığın örgüt tarafından düzenelenen sohbetlere farklı illerde ve uzun süre katılım gösterdiği, sohbet toplantılarının örgütün askeri yapılanmasına uygun olarak 2-3 kişilik olarak yapıldığı, örgüt tarafından mahrem imam vasıtası ile arandığı aranma sonucunda düzenlenen sohbet toplantılarına katıldığı anlaşılmış, sanığın gerçekleştirdiği bu eylemlerle terör örgütünün TSK içerisinde oluşturduğu yapılanmaya dahil olduğu, örgütün TSK içerisindeki örgütlenme şekli de nazara alındığında sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu bilinç doğrultusunda örgüt ile organik bağ kurduğu ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğu her türlü kuşkudan uzak, kesin ve somut delillerle tespit edildiği..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.