T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9576
Karar No : 2024/19741
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ...lemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Yargıtayca belirlenen ankesörlü hatlardan aranma kriterleri dikkate alınmadan davanın reddine karar verildiği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, dava konusu işlemde kişiselleştirme yapılmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, hukuki güvenlik, belirlilik ve suç ve cezaların kanuniliği ilkelerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte, ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında elde edilen delil ve tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesi bakımından dikkate alınabileceği açıktır.
Bu bağlamda; davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Dosyada bulunan HTS kayıtları bilirkişi kurulunca incelenmiş ve 19/07/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre; Sanık ... adına kayıtlı ve kendisi tarafından kullanılan ... numaralı hattın 2010 ve 2018 yılları arasında HTS dökümlerinde bahse konu hattın büfelerde ve iş yerlerinde kullanılan sabit kontörlü telefonlardan 2012 yılında 3 kez, 2014 yılında 5 kez ve 2015 yılında 10 defa olmak üzere Ankara ilinde bulunan 4 farklı ankesörlü ve/veya kontörlü sabit hattan 10 farklı tarihte toplam 18 kez arandığının tespit edildiği, 02/05/2015 tarihinde sanık ... adına kayıtlı 0507.....40 numaralı hattın ... numaralı sabit hat tarafından arandığı, aynı sabit hat tarafından aynı gün sanıktan 1 dakika sonra hakkında aynı konuda soruşturma yürütülen D.G. isimli asker şahsın da arandığı, 02/06/2014 tarihinde sanık ... adına kayıtlı ... numaralı hattın ... numaralı sabit hat tarafından arandığı, aynı sabit hat tarafından aynı gün sanıktan 1 dakika sonra hakkında aynı konuda soruşturma yürütülen M.B. isimli asker şahsın da arandığı, 07/11/2014 tarihinde sanık ... adına kayıtlı ... numaralı hattın ... numaralı sabit hat tarafından arandığı, aynı sabit hat tarafından aynı gün sanıktan 1 dakika sonra hakkında aynı konuda soruşturma yürütülen D.G. isimli asker şahsın da arandığı, 20/12/2014 tarihinde sanık ... adına kayıtlı ... numaralı hattın ... numaralı sabit hat tarafından arandığı, aynı sabit hat tarafından aynı gün sanıktan 1 dakika önce hakkında aynı konuda soruşturma yürütülen S.A. isimli asker şahsın da arandığı, 01/07/2015 tarihinde sanık ... adına kayıtlı ... numaralı hattın... numaralı sabit hat tarafından arandığı, aynı sabit hat tarafından aynı gün sanıktan 1 dakika sonra hakkında aynı konuda soruşturma yürütülen D.G isimli asker şahsın da arandığı ..." tespitleri dikkate alındığında, örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu anlaşılan davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.