T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/972
Karar No : 2024/15820
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ...tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ceza davasının devam ettiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, FETÖ terör örgütüne bir irtibat ya da iltisakının bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan;
“...Bu yapı ile ilk olarak orta okul 2. Sınıfta tanıştığını, kendisine ders çalıştıracaklarını söylediklerini ve ailesinin maddi durumunun iyi olmaması nedeni ile bu teklifin cazip geldiğini bu şekilde örgüt evlerine ders çalışmaya gittiğini, yine ders çalışma maksatlı örgüt evine gittiğinde hep beraber namaz da kıldıklarını, bu durumu babasını anlattığını, babasının bir daha bu evlere gitmesini yasakladığını ve bir müddet bu evlere hiç gitmediğini, 2004 yılında lise 2. Sınıfa giderken ... isimli örgüt mensubunu okul çıkışında gördüğünü, yine ders çalıştırmak için kendisini evlere davet ettiğini, kendisini ... isimli şahısla tanıştırdığını, ...’in derdin namaz kılmaksa bunları yapmazsın ders çalışırız dediğini, bu şekilde tekrar örgüt evlerine gitmeye başladığını, bir süre bu şekilde ders çalışma maksatlı gittiğini, yine bir gün ders çalışmaya gittiğinde ...’in kendisine Türkçenin iyi olması için bu kitabı okuman gerek diyerek Fetullah Gülen’in kitabını verdiğini, yine babasının bu durumu öğrenmesi üzerine bu evlere gitmemesi konusunda kendisini uyardığını ve bu şekilde evlere gitmeyi bıraktığını ... ile toplam 2-3 aylık süre içerisinde toplamda 10-15 defa görüştüğünü, 2005 yılında kendi çabasıyla hava harp okuluna girdiğini, harp okuluna başladıktan birkaç ay sonra kendisini ... isimli örgüt mensubunun sabit hattan aradığını, çok önemli konuşmamız lazım diyerek kendisini bir kafeye çağırdığını, merakına yenik düşerek görüşmeye gittiğini, ... ad/kod isimli kişinin kendisine tekrar bu yapının içine çekmeye çalıştığını bu konuda baskı yaptığını, bizimle önceden bir temasın olduğunu öğrenirlerse okuldan atılırsın diyerek tehdit ettiğini, korkuya kapıldığını ve ısrarla tekrar tekrar görüşmek istemesi üzerine görüştüğünü, ...’in kendisini bir eve götürdüğünü bu evde yemek yiyip sohbet ettiklerini, bu evde zaman zaman bir araya geldiklerini bir süre sonra Fetullah Gülen’in videolarını izlemeye başladıklarını, zamanla bu yapıdan hoşlanmadığı için gitmeyi bıraktığını, 2009 yılında hava harp okulundan mezun olduğunu, 2011 yılında Batman iline tayin olduğunu bu süre içerisinde örgütle hiçbir temasının olmadığını, 2013 yılında örgüt abisi ... ad/kod isimli şahsın kendisini sabit hattan aradığını, görüşmek istediğini söylediğini, her ne kadar görüşmek istemediğini söylese de ısrar etmesi üzerine telaşa kapıldığını ve bir künefecide görüştüğünü, ...’in ara sıra sabit hattan kendisine arayarak görüşmek istediğini söylediğini, ısrarla görüşmek istemediğini söylediği halde ...’in ısrarıyla yine künefecide görüştüklerini, bu görüşmelerde ...'in kendileri ile görüşmeleri konusunda baskı yaptığını ancak kendinin her defasında görüşmek istemediğini söylediğini, yine ...'le bir görüşmesinde ...'in yanında Batman’da öğretmen olan bir şahıs ile geldiğini ve yardıma ihtiyacın olursa bu arkadaş sana yardımcı olur dediğini, bu kişinin kendisini sabit hattan arayarak görüşmek istediğini kendisinin son kez görüşmek istemediğini söylemek için ... AVM'de buluştuklarını, kendisine kimsenin yardımına ihtiyacı olmadığını ve görüşmek istemediğini söylediğini, bundan sonra bir daha asla görüşmediğini, bu şahsın kendisini zaman zaman sabit hattan aradığını, telefonu açarak görüşmek istemediğini söylediğini, bir süre sonra da aramalara cevap vermediğini, bu olayın 2013 yılı sonralarında olduğunu bir daha da bu yapıyla bir irtibatının olmadığını, örgüt üyesi olmadığını, bu yapı ile küçük yaşta tanıştığını, görüşmek istemese de ısrar etmeleri ve korkuya kapılması nedeni ile görüştüğünü, örgütsel hiçbir faaliyet içinde olmadığını” beyan ettiği ve örgütün çözülmesi amacı ile örgüt içerisinde tanıdığı şahıslar hakkında bildiklerini anlatarak teşhiste bulunduğu anlaşılmış ise de; bozma sonrası mahkememiz celsesinde vermiş olduğu savunması kapsamında "örgüt üyesi olmadığını ve söz konusu aramaların örgütsel aramalar olmadığını, örgütle bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.