T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9726
Karar No : 2024/9822
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ...0 tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, 31/12/2013 tarihinden sonraki Bank Asya hesap hareketlerinin sunulduğu, Bank Asya hesabını 2006 yılında açtığı, bu süreçteki hesap hareketlerinin dosyaya sunulmadığı, hesaplarında devamlı olarak farklı miktarlarda para giriş ve çıkışlarının olduğu, Aktif Eğitimciler Sendikasının yasal olarak faaliyet gösterdiği dönemde üyeliğinin bulunduğu, Mart/2016'da istifa ettiği, sendika üyeliğinin örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, müzahir kurum ödemesinin bir aylık yaz kursu nedeniyle yapıldığı, bunun dışında çocuğunun okul veya dershanelerine gitmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay ....Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Dava dosyanın incelenmesinden; davacı beyanları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının Bank Asya hesabının örgüt liderinin talimat tarihinden önce 29/11/2006 tarihinde açıldığı, davacının 2014 yılı öncesinde de banka ile çalıştığı ve 31/12/2013 tarihi itibariyle katılım fonu bakiyesinin 5.769,76 TL olduğu, Ocak/2014 öncesinde muhtelif tarihlerde para yatırma ve çekmelerinin olduğu, Ocak, Mart, Nisan, Haziran /2014 ve Şubat/2015'de muhtelif tarihlerde Bank Asya hesabına para yatırdığı, Ocak/2014 ve Mayıs/2015 arasındaki toplam artışının 6.213,00 TL olduğu, davacının Bank Asya hesabında örgütün talimatları doğrultusunda hesap artışı yaptığı veya hesabından para çektiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, bu nedenle örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olarak davacının banka hesabında oransal bir artış olmadığı dikkate alındığında davacının Bank Asya hesap hareketlerinin aleyhine değerlendirilemeyeceği, diğer yandan, davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitim Sen isimli sendikaya Ağustos 2012-Nisan 2013 tarihleri arasında dokuz ay, Şubat 2014-Mart 2016 tarihleri arasında yirmi altı ay olmak üzere toplam otuz beş ay süreyle üyeliğinin bulunduğu, anılan Sendikanın 2012 yılında kurulduktan sonra 31/03/2013 tarihinde kendini fesh etmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu, davacının anılan Sendikaya ilk kurulduğu dönemde üye olduğu, Sendikanın yeniden kurulduğu tarihten sonra da üyeliğe kabul edildiği ve Sendikanın kapatıldığı 23/07/2016 tarihinden önce, Mart 2016 tarihinde Sendika üyeliğinden ayrıldığı görülen davacının Sendika üyeliğinin aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.