T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9742
Karar No : 2024/9823
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığa OHAL mevzuatı uygulanmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı cezalandırılamayacağı, dava konusu işlem ile yasallık ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı beyanları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının Bank Asya hesabının örgüt liderinin talimat tarihinden önce 17/01/2008 tarihinde açıldığı, Aralık 2013 döneminden Eylül 2014 dönemine kadar hesabında herhangi bir artış olmadığı, örgüt liderinin 25/12/2013 tarihli "Bank Asya'ya para yatırın" talimatından çok sonraki bir tarih olan Eylül-Ekim/2014 döneminden Mayıs/2015 dönemine kadar Bank Asya hesabına muhtelif tarihlerde para girişleri olduğu, Eylül 2014'de hesap bakiyesinde 1.958,00 TL artış, Ekim 2014'de 3.388,00 TL artış olduğu, Kasım 2014'de hesap bakiyesinde -5.326,00 TL düşüş, Aralık 2014'de -1.884,00 TL düşüş olduğu, Ocak 2015 döneminde hesap bakiyesinde artış olmadığı, Şubat- Nisan 2015 döneminde hesap bakiyesinin arttırıldığı ve Mart 2015 döneminde ise -766,00 TL düşüş görüldüğü, Ocak 2014-Mayıs 2015 dönmeleri arasında davacının toplam hesap artışının 636,00 TL olduğu, dolayısıyla davacıya ait Bank Asya hesabının rutin olarak kullanıldığı ve talimat tarihinden yaklaşık on ay sonra hesabına para yatırdığı dikkate alındığında, davacının Bank Asya hesabında örgütün talimatları doğrultusunda hesap artışı yaptığı veya hesabından para çektiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, bu nedenle örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olarak davacının banka hesabında oransal bir artış olmadığı görülmüştür.
Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.