T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/10054
Karar No : 2024/21738
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24/06/2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığının kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26/05/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, idari yargının ceza yargılamasından bağımsız olarak kararın verildiği tarihteki delilleri ve hukuki durumu dikkate alarak karar vermesi gerektiği, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği, yargılamanın "non bis in idem" ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının son derece geniş, muğlak kavramlar olduğu, üyesi olduğu tüzel kişilik hakkında terör örgütüyle bağlantılı olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararının bulunmadığı, bir derneğe, sendikaya veya diğer bir tüzel kişiliğe üye olmanın, faaliyetlerine katılmanın yahut aktif olarak yöneticiliğini yapmanın örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, bu verilerin kişisel veri niteliğinde olduğu, yasama ve yürütme organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, ret kararında dayanılan tüm delillerin kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra elde edildiği, ByLock'un münhasıran FETÖ/PDY'nin bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu iddiasının temelsiz olduğu, ByLock verilerinin kanuna aykırı olarak elde edildiği, bu sebeple delil olarak kullanılamayacağı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine yönelik somut delilin bulunmadığı, savunması alınmadan ve adil bir yargılama süreci işletilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, suç ve cezaların kanuniliği ve geriye yürümezliği ilkelerinin, gerekçeli karar hakkının, mülkiyet hakkının ve güvence altına alınan diğer haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Emniyet Müdürlüğünün 01/08/2018 tarihli ... adına kayıtlı ...ve ... numaralı GSM hatlarına ait CGNAT Verileri Değerlendirme Raporuna göre;...numaralı GSM hattını ...'nın eşi ...'ın kullandığı anlaşılmıştır.
Sanığın eşi ... üzerine kayıtlı olan ... nolu GSM hattı üzerinden kullanılan Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağındaki içeriklere göre USER ID: ..., kullanıcı adı ..., şifresi ... olup kayıtlı kişi listesi, alınan, gönderilen mesaj, arama ve maillerin dosya kapsamına alınmış olduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığınca yapılan bylock sorgusunda da sanığın bylock programını kullandığı son online tarihinin... GSM numaralı hat için 19/02/2016 olduğu..." tespitleri dikkate alındığında, davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.