T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/11297
Karar No : 2024/21493
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut irtibatının bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesi gereği suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek; dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünde FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında şüpheli olarak ifadesi alınan D.K.K'nin alınan beyanında şüpheliye ilişkin; 'Ayrıca ByLock isimli programdan arkadaşlarım olan eşleri Polis olan H.D. ve soyadını hatırlayamadığım ... ana okulunda öğretmen olan ... isimli şahıslarda bu programı kullanmaktaydı. Bunlarla da iletişime geçmiştim… ...(...) ... isminde sadece yukarıda belirttiğim şahısla Bylock'tan irtibatım olmuştur...', ayrıca ifadesinin akabinde 'İfademde belirttiğim 2013-2014 yıllarında sohbetlere katılan aynı zamanda Bylock programını kullandığını bildiğim ...' şeklinde teşhiste bulunduğu, Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünde FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında şüpheli olarak ifadesi alınan H.D'nin alınan beyanında şüpheliye ilişkin; '2013 Ekim-Kasım ayları gibi ben o dönemde hamile idim. Bu sohbet grubu ile doğum olana kadar görüştüm. Bu sohbet grubunda benle birlikte polisleri olan nereli olduklarını ve soyadlarını bilmediğim hemşire olan M, öğretmen olan M, eşi çevik kuvvette çalışan ve öğretmen olan C.G, Valilikte memur olan N ve ... isimli şahıslar vardı. Bu toplantı 2014 yılı Mayıs ayının sonu gibiydi. O dönemde doğumum yakındı ve bu sohbet grubu ile bir daha görüşmedim. Sadece doğumdan sonra çocuk görmeye N, ... ve D.K. isimli şahıslar evime gelmişlerdi. Bunun bahanesiyle diğer şahısların çocuğu olduğunda onlarında evlerine ziyarete gittik. Bize organize eden D.K. isimli şahıstı. Şahıs bize şunun çocuğu olmuş şu gün çocuk görmeye gideceğiz diye arardı biz de tamam derdi. Normal de ben gitmezdim. N ve ... isimli şahıslar benim çocuğumu görmeye geldikleri için mecburen iadeyi ziyarete giderdim. Bu görüşmelerin dışında bu grup ile bir daha görüşmedim ve bu yapıdan uzaklaştım. Benim doğumdan sonra grupta dağılmış ve bu şahıslar benim yanıma bebek görmeye gelmişlerdi…' şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca ifadesinin akabinde 'İfademde belirttiğim 2014-2015 yıllarında polis eşleri sohbetlerinde gördüğüm ve aynı zamanda Bylock'ta ... isminde ekli olan ...' şeklinde teşhis ettiği...'' şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.